İnanç

Anadolu Erenleri ve Dergahların Oluşumu

//

Ali Haydar AVCI

(Araştırmacı – Yazar)

 Alaca karanlıktı. İndi gece, aydınlığın üstüne. Yer gök mühürlendi. Eğildim ocakta yanan ateşe, üç kere niyaz ettim. Üç delil uyardım. Aşk ola dedim, aşk ola… Kül serptim közün üstüne, ateş sönmesin diye… Hak aşkına, gerçeğin demine, devranına “hû” dedim,  gerçekler küllenmesin diye…

…………

“Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şalımız
Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi
………..
Ey zahit ayık dururken anlamazsın sen bizi
Cüra-i saki içip mest olanlar anlar bizi
………..
Niyazi’m aydur katremiz deryaya daldık bugün
Katre nice anlasın umman olan anlar bizi… ”

(Niyazi – 17. Yüzyıl.)[1]

Keep Reading

Alevilik hiçbir kalıba sığmaz

/

 

Röportaj: Fuat Ateş

Avrupa’da bulunan hemen hemen tüm federasyonlarımızın bir inanç kurulu var. Fakat henüz Konfederasyon bünyesinde bir inanç kurulu oluşturamadık. Nasıl ki federasyonlar bir araya gelerek konfederasyonumuz oluşturdularsa, inanç alanında da böyle bir çatı örgütlenmesine ihtiyaç var. Bu ihtiyaç doğrultusunda geçtiğimiz günlerde Avrupa’da faaliyet gösteren federasyonların yöneticileri ve inanç kurulu temsilcileri bir araya gelerek, böylesi bir yapının oluşturulması konusunda fikir birliğine vardılar.

Keep Reading

Medya, İktidar, Din Üçgeninde Kuzey Kıbrıs’ta Alevilik

Nuran ÖZE** Dr., Yakın Doğu Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Bölümü, Lefkoşa/Kıbrıs

Giriş

Adada yaşayan Kıbrıslı Türklerin dini, dine yaklaşımı, inançlarını yaşayış hali bugüne değin birçok kez Türkiye basınında çıkan haberler vesilesiyle gerek Kıbrıs’ta gerekse Türkiye’de tartışma sebebi olmuştur. Kıbrıslı Türkler, Türkiye’deki muhafazakâr eğilimli siyasi kişiler tarafından birkaç kez dinsiz imansız, maneviyatı eksik olmakla itham edilmişlerdir(1). Hâlbuki Kıbrıslı Türklerin dine bakış açısı ve sahip oldukları manevi değerleri anlamlandırmak, basmakalıp düşüncelerden uzaklaşıp bazı temel kaynakları okuyarak Kıbrıslı Türklerin tarihi, sosyal ve politik geçmişlerini öğrenmekle mümkündür. Kıbrıs, bulunduğu coğrafi konum dolayısıyla yüzyıllar boyu farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, dolayısıyla çeşitli kültürel pratiklerce şekillenmiş bir toplumsal yapıya sahiptir. Tarih boyu ada putperestlikten Yahudiliğe, Hristiyanlıktan Müslümanlığa(2) birçok farklı dini inancı taşıyan toplumları bünyesinde barındırmıştır. Kıbrıs’ta Müslümanlığın yayılmasıyla ilgili kırılma noktası Osmanlıların 1571’de adayı fethetmesidir. Ancak adaya iki ayrı dönemde Müslüman Türk nüfusu aktarılmıştır. Birincisi Osmanlıların adayı 1571’de fethi sonrasında 1572’de göçerilen, ikincisi ise 1974 savaşı sonrası adaya göç etmesi teşvik edilen Müslüman Türklerdir. Kıbrısla ilgili göç konusu gündeme geldiğinde, 1974 sonrası olan dönem her daim ön plana çıkmakta ve adanın fethiyle birlikte Kıbrıs’a Anadolu”dan göçerilmiş insanlar geri plana itilmektedir. Hâlbuki Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin Müslümanlık anlayışının şekillenmesinde adaya 1572’de planlı bir şekilde Anadolu’dan göçerilen insanların ve fetih için yeniçerilerle birlikte gelip adada kalan sufilerin etkisi vardır.

Keep Reading

Edep-Erkân

/

Yazar: Dertli Divani

Merhaba dostlar, Son zamanlarda Alevi-Bektaşi-Kızılbaş topluluğu olarak bazen kendi içimizde, bazen demokratik örgütlü yapılarımızın bünyesinde, çoğu zamanda sosyal medyada erkânlar üzerine yoğun tartışmaların yürütüldüğüne hepimiz tanığız.

Ne yazık ki bazı dedelerimiz bireysel, bazıları da kendi aralarında oluşturdukları birlikler adına, kendilerini yolun en ulusuymuş gibi görenya da gösteren tavırlarla, yılların emeği olan erkânlara“uyduruk erkânlar” diyebilme cesaretini gösterebiliyorlar.

Keep Reading

Muharrem Mateminin Ardından…

/

Yazar: Metin Mat

Muharrem Matemi; yüzyıllardır Alevi dünyasında canlı bir şekilde yaşanmaktadır. Kuşkusuz 10 Ekim 680’de Yezit orduları tarafından alçakca ve acımasız bir şekilde öldürülen Hüseyin ve yakınların dramıyla birlikte, zülme biat etmeyerek direnen Hüseyin’in duruşu, mazlumlara, direnenlere cesaret vermiş, yol göstermiştir. Bu gerçeklikle beraber, gözden kaçırdığımız, ya da görmek istemediğimiz, bu tarihsel anlatı içerisinde Aleviliğin yavaş yavaş eriyor olmasıdır. Çünkü; bu tarihsel anlatı, Alevi teolojisiyle harmanlanıp, karmaşık bir duruma sokularak, Aleviliğin daha da anlaşılmaz bir duruma düşürülmesine imkan sunuyor. Zira; bilimsel doğrular ekseninde konu ele alınmıyor, Şii ya da Sunni (Muaviye ve Yezit’in yanlış yaptığını düşünen Sunni ) Ülemanın bu vahşetle ilgili tarihsel anlatılarının yanında, Sunni ve Şii inançsal değerleri de el altında, muharrem sohbetlerinde insanlara şırınga ediliyor. Peki gerçek ne? Aleviler olarak biz bunu nasıl okumalıyız?

Keep Reading

Alevilerin Kayıp Kıtası Güney Amerika

Fuat Ateş: Arap Alevilerinin hayatlarından gerçek kesitleri aktaracağız

“Suriye ve Lübnan topraklarındaki göçün hikayesi…”

Bu belgesel serisiyle Suriye ve Lübnan topraklarında 1800’lü yılların ortasında başlayan ve yıllarca devam eden bir göçün hikâyesini anlatacağız. Bugün Güney Amerika sayılarının üç milyon civarında olduğu tahmin edilen ve kamuoyu tarafından pek bilinmeyen Arap Alevilerinin hayatlarından gerçek kesitleri aktaracağız. Bizler için de sürprizlerle dolu bir çalışma oldu. Üç bölüm olarak yayınlanacak belgeselimizin ilk bölümü “Yolların Başlangıcı”, bu bölümde bölge halkının neden göçmek zorunda kaldığını ve dönemin şartlarını anlatacağız. İkinci bölümümüzün adı Seyahat-ı Diyar-i Baide(Uzak Diyarlara Yolculuk)… Bu bölümde gemiyle yaklaşık üç-dört ay süren trajik yolculuk hikayeleri ve anılarının yanısıra Güney Amerika’ya ulaşıldıktan sonra yaşanan zorlukları işleyeceğiz. Ayrıca 1900’lü yılların başında Alevi adıyla kurulan derneklerin oluşum sürecini de aktaracağız. Son bölüm ‘Yeni Vatan: Güney Amerika’ isimli bölümde ise günümüzde orada yaşayan insanların Aleviliğe bakışını ve güncel gelişmeler karşısında tavırlarını işleyeceğiz.

Keep Reading