Alevi

Anadolu Erenleri ve Dergahların Oluşumu

//

Ali Haydar AVCI

(Araştırmacı – Yazar)

 Alaca karanlıktı. İndi gece, aydınlığın üstüne. Yer gök mühürlendi. Eğildim ocakta yanan ateşe, üç kere niyaz ettim. Üç delil uyardım. Aşk ola dedim, aşk ola… Kül serptim közün üstüne, ateş sönmesin diye… Hak aşkına, gerçeğin demine, devranına “hû” dedim,  gerçekler küllenmesin diye…

…………

“Biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şalımız
Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi
………..
Ey zahit ayık dururken anlamazsın sen bizi
Cüra-i saki içip mest olanlar anlar bizi
………..
Niyazi’m aydur katremiz deryaya daldık bugün
Katre nice anlasın umman olan anlar bizi… ”

(Niyazi – 17. Yüzyıl.)[1]

Keep Reading

Müslüm Doğan: Alevi inancı kuşatma altında

/

Doğan, raporu hazırlarken, Alevi öğretisi ve inancının karşılaştığı sorunların hukuk ve inanç boyutu ile araştırıldığını, kaynak olarak Alevi toplumunun örgütlendiği tüm alanlardan veriler ile akademik çalışma ve raporlardan yararlanıldığını belirtti.

‘Alevi inancı kuşatma altında’

HDP Milletvekili Müslüm Doğan, Alevilerin inanç ve öğretilerinin yok sayıldığını belirterek, “Buna karşı asimilasyon kurumları geliştirilmiştir. Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere Alevi inancı ve öğretisi büyük bir kuşatma altına alınmıştır” dedi. Halkların Demokratik Partisi (HDP), İzmir Milletvekili Müslüm Doğan, Alevilerin yaşadığı sorunlara ilişkin hazırladığı “Alevi Toplumunun İnanç ve Öğretilerinden Dolayı Karşılaştıkları Sorunlar, Eşit Yurttaşlık Talepleri ve Çözüm Önerileri” başlıklı raporu Meclis’te düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı.

Keep Reading

Medya, İktidar, Din Üçgeninde Kuzey Kıbrıs’ta Alevilik

Nuran ÖZE** Dr., Yakın Doğu Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Bölümü, Lefkoşa/Kıbrıs

Giriş

Adada yaşayan Kıbrıslı Türklerin dini, dine yaklaşımı, inançlarını yaşayış hali bugüne değin birçok kez Türkiye basınında çıkan haberler vesilesiyle gerek Kıbrıs’ta gerekse Türkiye’de tartışma sebebi olmuştur. Kıbrıslı Türkler, Türkiye’deki muhafazakâr eğilimli siyasi kişiler tarafından birkaç kez dinsiz imansız, maneviyatı eksik olmakla itham edilmişlerdir(1). Hâlbuki Kıbrıslı Türklerin dine bakış açısı ve sahip oldukları manevi değerleri anlamlandırmak, basmakalıp düşüncelerden uzaklaşıp bazı temel kaynakları okuyarak Kıbrıslı Türklerin tarihi, sosyal ve politik geçmişlerini öğrenmekle mümkündür. Kıbrıs, bulunduğu coğrafi konum dolayısıyla yüzyıllar boyu farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, dolayısıyla çeşitli kültürel pratiklerce şekillenmiş bir toplumsal yapıya sahiptir. Tarih boyu ada putperestlikten Yahudiliğe, Hristiyanlıktan Müslümanlığa(2) birçok farklı dini inancı taşıyan toplumları bünyesinde barındırmıştır. Kıbrıs’ta Müslümanlığın yayılmasıyla ilgili kırılma noktası Osmanlıların 1571’de adayı fethetmesidir. Ancak adaya iki ayrı dönemde Müslüman Türk nüfusu aktarılmıştır. Birincisi Osmanlıların adayı 1571’de fethi sonrasında 1572’de göçerilen, ikincisi ise 1974 savaşı sonrası adaya göç etmesi teşvik edilen Müslüman Türklerdir. Kıbrısla ilgili göç konusu gündeme geldiğinde, 1974 sonrası olan dönem her daim ön plana çıkmakta ve adanın fethiyle birlikte Kıbrıs’a Anadolu”dan göçerilmiş insanlar geri plana itilmektedir. Hâlbuki Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin Müslümanlık anlayışının şekillenmesinde adaya 1572’de planlı bir şekilde Anadolu’dan göçerilen insanların ve fetih için yeniçerilerle birlikte gelip adada kalan sufilerin etkisi vardır.

Keep Reading

AAKB Genel Başkanı Özlem Akgül:

/

Röportaj: Metin Kaçmaz

AAKB Genel Başkanı Özlem Akgül: Kadınlar yaşamı var eden, özveriyi, sevgiyi sembolize eden varlıklardır.

Almanya Alevi Kadınlar Birliğinden çalışmalarından bahseder misiniz?

Biliyorsunuz 15 Ocak tarihinde kadınlar Birliğimizin 15 yılını kutladık.  Çalışmaların her gün daha da artarak yoğunlaştığı,  örgütlü kadınların aktif olarak çalıştığı 15 yıllık bir kurum. Nisan ayında da Ratingen Alevi Kültür Merkezimizde yapmış olduğumuz başarılı genel kurulla yeni yöneticilerimizi seçtik. Bu vesile ile bir kez daha bizlere ev sahipliğinin en güzel örneklerini sunan Ratingen AKM yönetim kurulu ve üyelerine teşekkür ediyorum.  Gördük ki genel kurula yoğun bir katılım vardı ve katılanların çoğu istekli olarak görev almak için yarıştılar, bu da bizi çok sevindirdi. Kadınlar birliği içerisinde görev alan kadınlarımızın bir çoğu Alevi hareketinde yönetici kadrolarında olmaları bizlerin ne kadar doğru yolda olduğumuzun bir göstergesidir.

Özellikle Almanya Alevi Birlikleri Federasyonumuzda kadın kotasının uygulanması örgütümüzde kadınlarımızın yönetici olarak sayılarının artmasına neden oldu. Eş başkanlık sistemini de tartışıyoruz şu anda umarım bu konuda örgütümüz bir karar verir ve bu donanıma sahip kadınlarımız kendi bulundukları AKM’lerde ve örgütümüzün birçok biriminde birikimleriyle, emekleriyle var olurlar.

  Keep Reading

Hızır Kapımıza Geldi !

Yazar: Hüseyin Boyrazlı

Hızır ayı, Hızır günleri, bütün Aleviler için ayrı bir öneme, ayrı bir heyecana sahip. Bu heyecanı en fazla çocuklar hisseder hassas yüreklerinde. Şubat ayının ikinci Salı günü üç gün süren niyet günleri başlar, üçüncü gün, yani Perşembe  akşamı, son bulur. O günü takip eden Cuma akşamı biz çocukların olurdu. Oruç günlerinde büyükler kendi  günlük işleri yanında bu günlerin getirdiği özel sorumluluklarını yerine getirirken çocukları da ayrı bir  telaş sarardı. O üç gün bütün çocuklar arkadaşlık ilişkilerini adeta yeniden ‘dizayn’ ederdi. Kim, kiminle dolaşacak, grubun Hızır temsiliyetini kim yapacak ? Önce 3-4, en fazla 5-6 çocuktan oluşan gurplar oluşturulurdu. Bu arada bazıları gruptan ayrılırken, gruba ayrılanın yerine, yenileri alınırdı. Hızır seçimi yapıldıktan sonra hemen hazırlıklara başlanırdı. Bütün çocuklar kendini kamufle ederken  Hızır aralarında  hemen dikkati çekerdi; Kafada bir sarık, genellikle koyun yününden özenle hazırlanmış uzun  beyaz sakal, uzun bir ceket veya çoban keçesi, elinde asa.

Keep Reading