Medya

Medya, İktidar, Din Üçgeninde Kuzey Kıbrıs’ta Alevilik

Nuran ÖZE** Dr., Yakın Doğu Üniversitesi, İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler Bölümü, Lefkoşa/Kıbrıs

Giriş

Adada yaşayan Kıbrıslı Türklerin dini, dine yaklaşımı, inançlarını yaşayış hali bugüne değin birçok kez Türkiye basınında çıkan haberler vesilesiyle gerek Kıbrıs’ta gerekse Türkiye’de tartışma sebebi olmuştur. Kıbrıslı Türkler, Türkiye’deki muhafazakâr eğilimli siyasi kişiler tarafından birkaç kez dinsiz imansız, maneviyatı eksik olmakla itham edilmişlerdir(1). Hâlbuki Kıbrıslı Türklerin dine bakış açısı ve sahip oldukları manevi değerleri anlamlandırmak, basmakalıp düşüncelerden uzaklaşıp bazı temel kaynakları okuyarak Kıbrıslı Türklerin tarihi, sosyal ve politik geçmişlerini öğrenmekle mümkündür. Kıbrıs, bulunduğu coğrafi konum dolayısıyla yüzyıllar boyu farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, dolayısıyla çeşitli kültürel pratiklerce şekillenmiş bir toplumsal yapıya sahiptir. Tarih boyu ada putperestlikten Yahudiliğe, Hristiyanlıktan Müslümanlığa(2) birçok farklı dini inancı taşıyan toplumları bünyesinde barındırmıştır. Kıbrıs’ta Müslümanlığın yayılmasıyla ilgili kırılma noktası Osmanlıların 1571’de adayı fethetmesidir. Ancak adaya iki ayrı dönemde Müslüman Türk nüfusu aktarılmıştır. Birincisi Osmanlıların adayı 1571’de fethi sonrasında 1572’de göçerilen, ikincisi ise 1974 savaşı sonrası adaya göç etmesi teşvik edilen Müslüman Türklerdir. Kıbrısla ilgili göç konusu gündeme geldiğinde, 1974 sonrası olan dönem her daim ön plana çıkmakta ve adanın fethiyle birlikte Kıbrıs’a Anadolu”dan göçerilmiş insanlar geri plana itilmektedir. Hâlbuki Kıbrıs’ta yaşayan Türklerin Müslümanlık anlayışının şekillenmesinde adaya 1572’de planlı bir şekilde Anadolu’dan göçerilen insanların ve fetih için yeniçerilerle birlikte gelip adada kalan sufilerin etkisi vardır.

Keep Reading

Habercilikte Yeni Arayışlar Ve Hak Haberciliği

/

Doç. Dr. Emel AKÇA

Medya ve özelde de gazeteciliğe/haberciliğe liberal demokrasilerin işleyişin için atfedilen hayati rol bir süredir tartışılmaktadır. Medyada yaşanan tekelleşme, doğru düşünceye, düşüncelerin serbest pazarında ulaşılabileceğini savunan liberal görüşü sorunlu hale getirmiştir. Çünkü düşünceler serbest bir pazarda dolaşma imkanını çoktan yitirmiş, haber ve bilgi tekelleri oluşmuştur. Bu yazıda medyanın geldiği bu noktada haberciliğin yeniden demokrasiyi besleyen temel alanlardan birisi haline gelebilmesi için ortaya konan farklı yaklaşımlar ele alınmıştır. Liberal yaklaşımın tam karşısında konumlanan eleştirel perspektif içinde dile getirilen barış gazeteciliği ve hak haberciliği kavramları açıklanmaya çalışılmıştır.

Keep Reading

‘Bektaşi dedesi bir gün…’

Seri halinde yapılacak animasyonun ilkinde, tarlada ayakkabı kutusunda para sayan sofu ile Bektaşi dede arasında geçen diyalog sergileniyor. Animasyonun yapımcılarından Fuat Ateş, “Bektaşi Dedesi bir gün” adlı animasyonun Alevi dünyası açısından bir ilk olduğunu dile getirdi.
Keep Reading