Cuma, Temmuz 12, 2024

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 30’uncu yılını coşkuyla kutladı

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 282. sayısında yayınlanmıştır.

Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Britanya’da 30’uncu yılını görkemli bir gece ile kutladı. Gecede yapılan konuşmalarda Aleviliğin Anadolu’dan Avrupa’ya ve dünyanın birçok yerine kök salıp yayıldığı ifade edildi.

9 Mayıs 1993 yılında İngiltere’de kurulan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM) 30’uncu yıl dönümünü Londra’nın kuzeyinde Wood Green’deki Dominion Center’da “30 Yıl Semaha Durduk” adlı müzikalle kutladı. Geceye İAKM yöneticileri, üyeleri ve çok sayıda Alevi yurttaşı katıldı.

Müzikalden önce İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Eşit Başkanları Dilek İncedal ile Müslüm Dalkılıç, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanları Hüseyin Mat ile Nevin Kamilağaoğlu konuşma yaptı.

İBRAHİM HAS: DURMADAN YOLA DEVAM ETTİK

Gecede ilk olarak konuşma yapan İAKM Başkanı İbrahim Has, sözlerine kuruculara ve emek verenlere teşekkür ederek başladı. Has, “30 yıl önce fedakar birkaç insanımız Alevi toplumunun sorunlarını dert edindiler. 30 yıl önce kurduk ilk Cemevimizi, 2013 yılında çatı kurumumuz olan Britanya Alevi Federasyonu’nu kurduk. Durmadık, yola devam ettik büyümeye ve kök salmaya. Kadınlar birliğimizle, gençler birliğimizle, çocuklarımızla eğitim derslerinden sanat kurslarına, cemevlerimizde akıl, yol, gönül birliği verdik” dedi.

İAKM olarak yapılan faaliyetleri aktaran Has, şunları dile getirdi:

“Yıllardır Aleviler vardır, Alevilik haktır diye anlattık. Bu 30 yılda pek çok şey yapıldı. Cemevi çoğaldı, federasyon ve konfederasyon oldu. İngiltere’ye, Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğu tanıtıldı. Okullarda Alevilik özgür bir inanç olarak kabul gördü. 2011 yılında Prince of Wales Okulu’nda ilk Alevilik dersimizi verdik. 2015 yılında ise resmen tanındık. Canlarımızın birçok kademede yer almalarına merdiven olundu. Canlara yalnız olmadıkları duygusu sağlandı. 30 yıl sonra Maraş Katliamı’nda yitirdiğimiz canlarımızın Maraş’ta anılmasına ön ayak olundu. Bu hizmetler ve daha fazlası devam ediyor ve edecek de. Nice nice 30 yıllara.”

“ALEVİLİĞİMİZLE KÖK SALIYORUZ HER YERE”

BAF Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç, Alevilik öğretisiyle her yere kök saldıklarını ve uluslararası arenada Alevilerin toplumsallaştığını söyledi.

Dalkılıç “30 yıl önce Britanya’da yeniden yandık. Alevilerin uyanışı diye tarihe geçti. İnancımızla, kültürümüzle, acılarımızla, sevgimizle kök salıyoruz. Sadece 30 yıl önce değil, asırlar öncesinden köklerimizi saldık. Sürüldüğümüz, göç ettiğimiz Mezopotamya’dan, Horasan’dan, Anadolu’dan Avrupa’ya, Britanya’ya inkara inat Aleviliğimizle kök salıyoruz. Bugün Britanya’yı saran 18 cemevi ve kültür merkezlerimize yol açan o çınarın altındaki 30 yılımız. Kurucuları, tohum ekeni, tuğla koyanı, emek vereni, gülbeng söyleyeni, semah döneni minnetle anıyoruz” diye konuştu.

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise 30 yıla çok şey sığdırıldığını söyleyerek tüm bu yıllarda yöneticilik yapan, kadınıyla genciyle fedakarlık yapan herkesin çok büyük emeği olduğuna dikkat çekti.

ALEVİ KADINLARININ VERDİĞİ MÜCADELE ÖNE ÇIKTI

BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal ve AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, yaptıkları konuşmada Alevi kadınlarının emeğini ve önemini vurguladı. İncedal, “Dünümüzü, bugünümüzü, 30 yılımızı birlikte kutluyoruz. Kadın erkek birlikte semaha duruldu. Kadınların yüce emekleriyle, kadınların yaratan, üreten kerametiyle geldik bugünlere. Yol ehli kadınlarımız kitaplarda, muhabbetlerde yok sayılan kadınlar olarak üretiyoruz. Hakikatin eşitlik tohumlarını ekiyoruz. Yeşersin, büyüsün, kadın hakkı ve emeği görülsün diye. İnkar edilmiş kimliğimiz, inancımız, haklarımızla, tarih kitaplarından silinen isimlerimizle, ne kadın cinayetleri ne de yakılmaları kadınların sözlerini, türkülerini yok edemedi. Semahımız sevgi ve kardeşlik için dönüldü 30 yıldır. Bağlamamız barış ve özgürlük için çalındı. Elbet bir gün inşa edeceğiz eşit ve güzel bir dünyayı” dedi.

Kamilağaoğlu ise kadınlar olmadan Alevi mücadelesinin ilerlemeyeceğine değinerek,“Bu toplumda en çok kadınlar acılar çekti. Koçgiri’deki anaların bir asırdır üzerlerinden çıkarmadıkları kara giysileri, ağıtları, yaşadıkları acının büyüklüğünü gösteriyor. Dersim’deki anaların acıları bugün Munzur’da yankı yapıyor. Maraş Katliamı’nda katledilen kadınlarımızın sayısı da 17 idi. Bugün burada örgütümüz tüm kadrolarıyla birlikte kadınlarla, kız çocuklarıyla semaha duruyor. Tüm bu acılara rağmen önemli kazanımlar elde ettik. Adları geçmeyen ve olmazsa olmaz olan kadınların emekleri önünde saygıyla eğiliyorum. Kadınlar olmazsa örgütlü mücadelemiz ilerlemez. Fatma Ana’nın Zeynep Ana’nın, Kadıncık Ana’nın artçıları olan kadınların emeklerine aşk olsun” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından Cihan Çelik, Suna Alan, Dodan, Dertli Divani, Belgin Cetin, Orhan Bilgen, Ozbi, Paul Dwyer, Seher Ağbaba, Vedat Yıldırım ve Gülseven Medar sahneye çıktı. İAKM’deki birçok kursiyer de sanatçılarla birlikte sahneye çıkarak semah döndü.

PİRHA/ İNGİLTERE

 

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Erdal Kılıçkaya: Sönmeyen kor 2 Temmuz

2 Temmuz, bundan 31 yıl önce insanlık tarihine kara...

Ümit Kıvanç: Toplumun haysiyetini de korumayı bilmesi lazım

İrfan Aktan Sivas Katliamı hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı...

Kazım Gündoğan: Dersim Tertelesi Cumhuriyetin Kara Kutusudur

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 286. sayısında yayınlanmıştır. KAZIM GÜNDOĞAN...

Alevilerin Sesi dergisine abone olmak ister misiniz?