Cuma, Temmuz 12, 2024

Canan Yüce: Kelebeklerin Kanat Çarpışlarıyla Sarsılsın Dünya

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 284. sayısında yayınlanmıştır.

“ERKEK-DEVLET ŞİDDETİNE KARŞI
KELEBEKLERİN KANAT ÇIRPIŞLARIYLA SARSILSIN DÜNYA”

25 Kasım 1960’da Dominik Cumhuriyeti’nin kuzey bölgesinde üç kadın bir uçurumun dibinde katledilmiş halde bulundu. Mirabel kardeşler olarak bilinen Patria, Minerva ve Maria Terese 1930’dan 1961’e kadar Dominik Cumhuriyeti’ni yöneten Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı etkin mücadele veriyordu. Özgürlük mücadelesi verdikleri için defalarca hapsedilen Mirabel kardeşler, diktatörlük karşıtı protestoların ülke çapına yayıldığı 1960 yılı 25 Kasım gününde diktatörlük polislerince kaçırılarak tecavüz ve işkenceyle öldürüldüler. Ölümlerine kaza süsü verilmeye çalışılsa da bu örtbas etme girişimi başarısız oldu. Mirabel kardeşlerin katledilmesinden 1 yıl sonra kurdukları Clandestine Hareketi ise diktatörlüğün yıkılmasını sağladı. Mirabel kardeşler adına 1981 yılında Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda 25 Kasım tarihi “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü” olarak kabul edildi. 1999 yılında Birleşmiş Milletler, 25 Kasım’ın “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü” olarak benimsenmesini kararlaştırdı. Mirabel kardeşlerin anısı ve diktatöre karşı verdikleri özgürlük mücadelesi dünyada ve Türkiye’de kadın mücadelesi ve kadın dayanışması açısından bir sembol haline geldi.

2023 yılının 25 Kasım’ında Filistin’den Rojova’ya, Türkiye’den Avrupa’ya, Latin Amerika’dan tüm dünyaya kadınlar olarak erkek-devlet şiddetine, kadın cinayetlerine, LGBTİ+ düşmanlığına, savaşa, yoksulluğa ve diktatörlere karşı direnişimiz sürüyor ve kadın dayanışması sınırların ötesini aşıyor. Çünkü aradan geçen 63 yıla rağmen erkek-devlet şiddeti sınır tanımaksızın kadınların bedenlerine, kimliklerine ve cinselliklerine saldırmayı sürdürüyor. Kadına yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet her geçen gün artarken şiddeti önlemeye yönelik yasalar hedef alınıyor, cezasızlık politikalarıyla erkek şiddeti devlet tarafından teşvik ediliyor. Dünya ölçeğinde her 3 kadından biri bugün erkek şiddetinin farklı şekillerine maruz kalıyor. Kadınlar evde, işte, sokakta, okulda, erkek-devlet şiddetine karşı mücadelede, hayatın her alanında şiddet sarmalıyla karşı karşıya geliyorlar. Dünyanın her yerinde kadın ve LGBTİ+ düşmanlığı körüklenirken patriarkal saldırılar yükselen sağ rejimlerin kullanışlı bir aparatı haline getiriliyor.

Türkiye’de AKP iktidarının 21 yıllık kadın düşmanı politikaları hız kesmeden sürerken erkekler 2022 yılında en az 327 kadını öldürdü. 213 kadın ise şüpheli şekilde öldü. 2023 yılının ilk 10 ayında en az 247 kadın erkek şiddeti ile katledildi. Bir gece kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini duyuran, 6284’ü etkin şekilde uygulamayan tek adam rejimi kadına yönelik şiddeti değil kadınların özgürlük mücadelesini engelliyor. Nafaka hakkının gasp edilmesiyle, kadın sığınakları ve kadın örgütlerinin kapatılmasıyla, yoksulluk ve geleceksizlikle kadınlar ev içine hapsedilmeye çalışılıyor. LGBTİ+’ların hayatlarını ve haklarını yok sayan AKP aileyi güçlendirme çalışmaları adı altında kadınları ve LGBTİ+’ları kamusal alandan tasfiye etmeyi, kazanılmış haklarını gasp etmeyi amaçlıyor. Kadın cinayetlerini önleme sorumluluğu olan AKP’nin kolluk güçleri, adli makamlar, bakanlıklar görevini yapmıyor. Kadınlar her gün katledilmeye, kaybedilmeye, intihar süsü verilerek öldürülmeye devam ediyor. Cezaevlerinde, gözaltında, eylem alanlarında devlet şiddetinin her türlü hali kadınlar üzerinde uygulanıyorken mahkemeler faillere iyi hal indirimleri veriyor. Türkiye’de kadınlar sermaye ve devlet iş birliği ile güvencesiz işlere mahkûm ediliyor. Her gün onlarca iş yerinde kadına yönelik mobbing, taciz ve hak gaspı yaşanıyor. Kadınlar depremde enkaz altında, KYK yurdunda bozuk asansörlerde devlet tarafından öldürülmeye devam ediyor.

AKP iktidarı Kürt kadınlarına yönelik özel bir savaş politikası sürdürüyor. Kürt kadın siyasetçiler tutsak ediliyor, bölgede kadın örgütleri gözaltı ve tutuklamalarla saldırıya uğruyor, kayyumlarla eş başkanlık sistemi hedef alınıyor, şiddet, işkence ve baskı meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Emperyalist savaş politikaları ve işgallerin en çok kadınları hedef alındığı bilinirken İsrail’in Filistin’e saldırılarında binlerce çocuk ve kadın öldü. AKP İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırımına karşı göstermelik çıkışlar yaparken İsrail ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini sürdürüyor ve sınır ötesi operasyonlarla savaş politikalarına devam ediyor.

Biz kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Uluslararası Dayanışma gününe erkek-devlet şiddetine karşı tüm dünyada sürdürdüğümüz mücadelemizle, eşitlik ve özgürlük isyanımızla giriyoruz. Rojava’dan Gazze’ye Ortadoğu topraklarında işgal politikalarına direnen kadınlarla dayanışmayı büyütüyoruz. İran’da Molla rejimine, Afganistan’da Taliban rejimine karşı özgürlük mücadelesi veren kadınların mücadelesini selamlıyoruz. Kadınların eşit, özgür ve insanca yaşayacağı bir dünya için, kazanılmış haklarımız için, katledilen kadınların hesabını sormak için, şiddete ve baskıya karşı evde, işte, sokakta, hayatın her alanında yan yana direniyoruz. Birbirimizden, hayatlarımızdan ve dayanışmamızdan vazgeçmiyoruz. Kadınların direnişi patriarkayı, kapitalizmi ve diktatörleri yenecek.

Yaşasın Kadın Dayanışması!

 

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Erdal Kılıçkaya: Sönmeyen kor 2 Temmuz

2 Temmuz, bundan 31 yıl önce insanlık tarihine kara...

Ümit Kıvanç: Toplumun haysiyetini de korumayı bilmesi lazım

İrfan Aktan Sivas Katliamı hakkında bugüne kadar yapılmış en kapsamlı...

Kazım Gündoğan: Dersim Tertelesi Cumhuriyetin Kara Kutusudur

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 286. sayısında yayınlanmıştır. KAZIM GÜNDOĞAN...

Alevilerin Sesi dergisine abone olmak ister misiniz?