Zor günlerden geçsekte geleceğe umutla bakmalıyız!

/

Değerli Canlar, Yaklaşık bir yıldır gerek özel yaşantımızda, gerekse sosyal yaşantımızda ilk defa tanık olduğumuz olağanüstü değişiklikler yaşıyoruz. Covid 19 pandemisi ortaya çıktığı ilk günlerde olmadığı kadar, şimdi hepimizin gündeminde olmaya başladı.İnsanlık tarihi boyunca salgın hastalıklar, bilim insanlarının dışında kimseyi bu kadar meşgul etmedi; taki şuan hepimizin pandemi gerçeğiyle yüzleşene kadar.

Tabiki hepimiz temkinli olmaya, yakınlarımızı ve sevdiklerimizi elimizden geldiğince korumaya çalıştık ve korumaya da devam edeceğiz. Fakat ilk ölümleri yakın dostlarımızdan, sevdiklerimizden duymaya başlayınca herşey başka bir boyut almaya başladı.Sevdiklerinin yanında olamayanlar oldu. Bir arada Cemevlerimizde son yolculuğunda uğurlayamadıklarımız, teselli edemediğimiz dostlarımız, canlarımız oldu. Alışık olduğumuz Hakk’a Yürüme Erkanlarımızı gerçekleştiremedik maalesef.

Bu çaresizlik hepimizi derinden üzdü, belki de üzmeye devam edecek. Ama umudumuz odur ki, biran evvel bu salgına karşı bir çare bulunsun. Pandemi aşısının bulunması konusunda yürütülen bilimsel çalışmalar ve buluşların pozitiv şekilde ilerlemesi içimize bir su serpse de, bu durum daha epeyce hepimizi meşgul edeceğe benziyor. Tam da bu noktada inancımızda Şahı Merdan Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum“, Hünkar Hace Bektaşı Veli’nin, “İlimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır“ sözünden yola çıkarak, bilim insanlarımızın buldukları aşıların biran önce insanlığa umut olmasını temenni ediyoruz.Yaşadığımız bu zor dönemlerde en önemli nokta ise; inanç önderleri olarak gerektiği yerde ve zamanda sevdiklerimizin, ihtiyacı olan cümle canlarımızın yanında olmak ve yanlız bırakmamaktır.Emektarlarımız, büyüklerimiz bizim için çok kıymetlidir. Salgından dolayı maalesef bir araya gelemiyoruz. Ama en azından bir telefon kadar yakın olduğumuzu hisettirmeliyiz.

Yaşanılan bu zor günlerin mutlaka aydınlığa çıkacağını unutmayalım

İçten bir merhaba, samimi bir selamlama büyüklerimiz için bir umut olacaktır. Kendilerini yalnız hisetmeyecekler, moral ve motivasyonları artacaktır.O çınarlar yaşlandığımız dağlardır, birden boşlukta kalmak istemiyorsak sevgi ile onlara umut olup yaşatalım. Pandemi sürecinde ailelerimizde ve gençlerimizde yaşanan işsizlik ve ekonomi sorunların, gelecek kaygısı yarattığından, aile içerisinde yaşanan ciddi sorunları da gözardı etmemeliyiz. Bu sorunların çözümü noktasında yardımcı olmalıyız ve destek vermeliyiz.Yaşanılan bu zor günlerin mutlaka aydınlığa çıkacağını unutmayalım. O yüzden elimizden geldiğince bir birimize daha hoşgörülü ve toleranslı olmalıyız.

Gelin hep birlikte umudu geleceğe taşımak için elbirliği ve gönül birliği ile bir birimize destek olalım. Kapalı olan Cemevlerimizde inanç önderlerimizin uyandıracağı çerağlar tüm insanlık ve geleceğe bir umut olsun. Lokmalarımızı Şahı Merdan aşkına, Pir Hünkar Hace Bektaşı Veli‘nin aşkına, Hızır‘ın aşkına, Erenlerin Evliyaların aşkına, yoksula, darlık çekene, hastası olan canlarımıza yapabilirsek umudu yeşertiriz.Aşk-ı niyazımla.

Cafer Kaplan

AABK İnanç ve Yol-Erkan Kurulu Başkanı

Önceki Haber

YOL Televizyonu 15 Yaşında…

Sonraki Haber

AABF, Aydınlık Gazetesi’nin ‘Alçak’ Manşetine Dava Açtı

Latest from Cafer Kaplan

%d blogcu bunu beğendi: