Alevilerin Sesi Dergisi

ALEVİ YERLEŞİMLERİ VE NÜFUS HARİTALARI

//

Özcan Öğüt

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 279. sayısında yayınlanmıştır.

Türkiye genelinde Alevilerin yerleşim yerleri ve sayılarına dair şu ana kadar teyit edilmiş, herhangi bir bilimsel çalışma söz konusu değildir. Fakat Alevi yerleşimlerine dair toplanan çeşitli bilgiler üzerine hazırlanan birçok çalışma mevcuttur. Bu çalışmalardan birisi de 2006-2010 yılları arasında aleviforum.com üyeleri tarafından tespit edilebildiği kadarıyla henüz asimile olmayan ya da asimilasyon süreci tam olarak tamamlanmayan yerlerin belirtilip teyit edilmesi üzerine bir veri ve haritalandırma çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu listenin oluşturulduğu tarihlerde (2006-2010) aleviforum.com’a ulaşmayan veya henüz tespit edilemeyen önemli miktarda Alevi yerleşimlerinin de olması veya bazı yerleşimlerin boşalması ya da birleştirilmesi gibi ihtimaller de kuvvetle muhtemeldir. Bu tarihlerde ilgili forum yöneticisi CaNCa (Özcan Öğüt) olarak şahsen dahil olduğum çalışmaların ilerleyen sayfalarda haritalarını da göreceğiniz çeşitli veriler sunulacaktır.

Bu veriler rakamlarla kısa özetlenecek olursa; Türkiye genelinde kent ve ilçe merkezleri hariç Alevilerin yoğunlukta olduğu 3529 yerleşim birimleri (köy veya mahalle) mevcuttur. Bunların başlıcaları sırasıyla;[1] Sivas 534, Tunceli (Dersim) 388,[2] Erzincan 317, Tokat 225, Çorum 211, Kahramanmaraş 161, Malatya 159, Amasya 113.

Harita2

Harita – 2[4]

Harita3

Harita – 3[5]

Harita – 5[7]

Harita5

Harita – 6[8]

Türkiye’de Alevi nüfusu ve yerleşimleri ile ilgili çalışmaların önemli bir kısmında referans olarak (belirli bir süre sonra kapanan) “aleviforum.com” sitesindeki haritalandırma ve il/ilçe bazlı yerleşim tespitleri esas alınmaktadır. Burada her il için açılan konu başlıkları altına forum üyeleri tarafından belirtilen yerleşimlerin zamanla birikmesi ve forum yöneticilerinin denetim sürecinden geçerek oluşturan bilgi havuzundaki yerleşim isimlerinin bulundukları yerler tespit edilip Gulemin (Onur) nickli üyenin haritalandırması ile ortaya çıkan çıkan görseller herkesle paylaşılmıştır.  O dönem yerleşimlerle ilgili bilgi havuzunu oluşturmaya çalışan forum yöneticilerinden birisi CaNCa (Özcan Öğüt) olarak, bize bu çalışmalarla ilgili gelen olumlu geri dönüşlerin yanında Alevi yerleşimlerinin paylaşılması ile fişlenip katledilme risklerinin artacağına dair endişeler de söz konusu oldu. Fakat içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda artık kamufle yaşamanın imkanı ve anlamı olmadığını düşünerek, hem insanlarımızı bilgilendirmeye katkı sunmak, hem de Alevilik çalışan araştırmacıları fikir verebilecek veriler sunmak umuduyla bu çalışmalarımıza devam ettik. Daha sonra birçok forum ve sosyal medya platformunda buradan alınan bilgiler ve haritalar paylaşıldı.

Buradaki Alevi yerleşimleri ve nüfus yoğunluğu haritalarını değerlendirdiğimizde; harita-1 üzerinden Alevilerin memleketlerinin “tahmini olarak” Türkiye ortalamasındaki oranları hesaplanmaya çalışılmıştır. Bu harita şu an salt belirtilen illerde hâlihazırda yaşayan Alevilerin oranlarını göstermemektedir. Şu an çoğu farklı illerde yaşamalarına rağmen köken “memleket” olarak Alevi nüfusun genel içindeki kesin olmayan tahmini oranları belirtilmektedir. Buna göre Türkiye toplamı genel nüfusta en fazla orana sahip olan her 100 Alevi’den 15’ini oluşturan Sivas Alevileri. Tunceli (Dersim) ise harita-2’de görüldüğü üzere il geneli yüzde de en fazla Alevi yoğunluğunun olduğu il olmasına karşın Türkiye ortalaması içerisindeki Alevi sayısında her 100 Alevi’den yaklaşık 10 (9.6) kişiye tekabül etmektedir. Tunceli memleket oranları hesaplamasında 1938 Dersim sürgünleri sonrası Türkiye’nin farklı illerine seyrek yoğunluklarla dağıtılan ve bir kısmı asimile olan (sayıları tam olarak bilinmeyen) Dersimliler dahil değildir.

Öte yandan Türkiye’de en fazla Alevinin yaşadığı il bugüne kadar gerçekleştirilen birçok araştırma sonucunda gördüğümüz kadarı ile hiç kuşkusuz ki İstanbul’dur. İstanbul genelindeki Alevi nüfusun memleket oranlarına dair elimizde herhangi bir veri yok. Fakat Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2023 yılı itibariyle kayıtlı olunan kütük verilerine göre, İstanbul’da 765 bin 784 kişi sayısı ile en çok Sivaslılar yaşamaktalar. İstanbul’daki Sivaslı nüfusun önemli bir oranının Aleviler olduğunu göz önünde bulundurursak, İstanbul’daki Aleviler arasında da en fazla oranın Sivas Alevilerine ait olması kuvvetle muhtemeldir

Burada paylaşılan Aleviforum.com dışındaki son 2 harita ise; ilki (harita-5) ABD merkezli Washington Yakın Doğu Araştırmaları Enstitüsü ve Aleviler konusundaki araştırmaları ile bilinen sosyal antropolog David Shankland tarafından yayınlanan Alevi nüfusuna dair fikir veren harita çalışmalarıdır. Fakat illere göre kitlesel kent göçleri sonrası mevcut nüfus oranlarına göre bakıldığında özellikle harita-5’deki verilerin oldukça sorunlu olduğu söylenebilir. Memleket yani köken yerleşimi olarak bakıldığında ise yaklaşık sonuçların çıkması mümkündür. David Shankland’ın haritasında (harita-6) öncesinde Aleviforum.com’da yayınladığımız harita-3’e yakın veriler mevcuttur fakat (kendisinin de harita üzerinde belirttiği üzere) köken bazlı yerleşim bilgilerinin eksikliğinden, muhtemelen Alevilerin yoğunluğu haritaya mevcudiyetinin nispeten biraz daha altında yansıtılmaktadır.

Bu haritalara genel olarak bakıldığında; Türkiye’nin 7 farklı bölgesinin her yerinde Alevi yerleşimleri (köy, mezra, belde, kaza vs.) mevcuttur. Fakat buralardaki Alevi köylerini bölgelerdeki toplam yerleşim sayıları oranlarına göre baktığımızda Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin en az Alevi nüfusa sahip olan bölgeler olduğu görülmektedir. Alevi yerleşimlerinin en yoğun biçimde yaşadığı bölgeler ise; ilk olarak İç Anadolu bölgesi olmak üzere, ikinci Doğu Anadolu bölgesi ve üçüncünün ise Akdeniz bölgesi olduğu söylenebilir.

TÜRKİYE’DE ALEVİ NÜFUSU

Türkiye’de Alevi nüfusu ile ilgili şok etkisi yaratan ilk veri; Konda araştırma şirketinin 2007 yılında Milliyet gazetesi için yaptığı araştırmanın sonucunda ortaya çıkan Türkiye’de din ve mezhep aidiyetlerine ilişkin dağılımdı. Bu araştırmaya göre görüşülen 48 bin civarında kişilerin kendilerini ait hissettikleri din ve mezhep sorusuna verdikleri yanıtlardan Türkiye nüfusunun %99’unun Müslüman olduğu, mezheplere göre bakıldığında ise toplumun %82’sinin Sünni-Hanefi, sadece %5.73’ünün (4 milyon 587 bin kişinin) Alevi olduğuna bir veri açıklandı. Üstelik bu oranın içerisinde Türkiye genelinde yaşayan Şiiler de dâhildi.[9]

Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından birisi de; her 3 Alevi’den birisinin İstanbul’da yaşıyor olmasıydı. Araştırmaya katılan Alevilerin %34,1’i İstanbul, %23,2’si (Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Bitlis, Hakkâri, Muş, Van illerini kapsayan) Ortadoğu Anadolu’da, %14,2’si de Akdeniz bölgesinde yaşamakta. Bu verilerin tahmin edilenin çok çok altında bir rakam göstermesinden ötürü Alevi nüfusunun araştırma sonucunda bu kadar düşük çıkmasının nedenlerine dair ODTÜ Sosyoloji Bölümünde din sosyolojisi dersleri veren Prof. Dr. Mustafa Şen fikirlerini şu şekilde açıklamıştır:[10]

“Araştırmanın ilginç bulgularından biri, Alevi olduğunu söyleyenlerin sayısının %5.7 gibi düşük bir oranda olmasıdır. Bu bulguyu daha iyi değerlendirmek için başka araştırmaların da sonuçlarına bakmakta yarar var. Elimizde Ali Çarkoğlu ve Binnaz Toprak’ın 1999 ve 2006’da TESEV için yaptığı iki araştırmanın sonuçları bulunmaktadır. Doğrudan dini kimlik ve mezhep sorulduğunda 1999’da katılımcıların %3.9’u, 2006’da ise %6.1’i Alevi olduğunu söylemektedir. Fakat 2006 araştırması birkaç ek dolaylı soru daha katılımcılara yönelttiklerinde %11.4’ünün Alevi olabileceği sonucuna ulaşmaktadır. Görüldüğü gibi farklı araştırmalar Alevilerle ilgili değişik sayılar sunmaktadır.”

Sosyolog Mustafa Şen bu durumun nedenleri olarak, bu tarz hassas konulardaki araştırmalarda örneklem ve soruların soruluş biçimlerinin öneminin altını çizerken, Türkiye’de egemen dini kimlik Sünni-Hanefiliğin baskın gücü altında Alevilerin halen önemli bir kesiminin kendi kimliklerini açıklamakta sıkıntı yaşamalarının da ortaya çıkan verilere yansıyan bir etken olarak vurgulamaktadır.[11] Bu nedenlerle Türkiye’de Alevi nüfusunu anket üzerinde belirlemenin oldukça zor olduğunu ve çıkan verilerin güvenilirliğinin tartışmalı olacağını söylemek mümkündür.

Alevi nüfusu ile ilgili bir başka araştırma sonucuna baktığımızda ise; 2012 yılında dönemin CHP İstanbul Milletvekili olan Türk Halk müziği sanatçısı Sabahat Akkiraz ile kardeşi Hasan Akkiraz tarafından Alevilerin sorunlarını temel alan bir araştırma raporu hazırlanmıştır. Bu raporda; Türkiye genelinde 12 milyon 521 bin Alevinin yaşadığı fakat bu ortaya çıkan rakamın da aslında Alevilerin yarısının asimile olduğunu gösterdiği belirtilmektedir. Raporda bunun nedeni de şu şekilde açıklanmaktadır: “Alevi toplumu 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Müslüman nüfusun yüzde 30’u idi. Yaptığımız çalışmanın sonucunda ise Alevilerin günümüzde Türkiye nüfusunun ancak yüzde 15’i olduğu ortaya çıkmıştır. Demek ki son yüzyılda her 2 Alevi’den 1’i asimile olmuştur.”[12]

1998 yılında Avrupa Birliği’nin Türkiye için hazırladığı ilk ilerleme raporunda da Alevi nüfusunun 12 milyon civarında tahmin etmelerine atıfta bulunulan raporda bu rakama nasıl ulaştıklarını ise; “Türkiye sınırları dâhilinde nüfusunun %50’den fazlası Alevi olan yerleşim yer sayısı: 4 bin 382. Alevi köyü: 3 bin 929, Karışık köy: 334, Belde: 92, Karışık Belde: 16, İlçe merkezi: 9, İl merkezi: 2.” olarak hesapladıkları belirtilmektedir.  Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü’nden alınan köy, belde, ilçe ve il nüfus kütüklerine kayıtlı ve kaydı açık olan kişi sayısı verilerine dayanarak toplamda 4 bin 382 yerleşim yerindeki Alevi nüfusun 9 milyon 652 bin 467 olduğu ve Alevilerin asimile olduğu şehir merkezlerindeki nüfusunun %5’lik bölümü olan 2 milyon 869 bin 285 rakamı ile topladıklarında toplam Alevi sayısı 12 milyon 521 bin 752 olarak ortaya çıktığı ifade edilmektedir.[13]

Aynı raporda 1952 kişi ile 40 ilde yapılan anket çalışmasında, Alevi toplumunun en büyük refleksi olan kendini gizleme refleksine karşı kendilerini deşifre etmeyecek ve fişlenme korkusu yaşamayacakları bir yöntemle anket çalışmasını gerçekleştirildiği özellikle vurgulanmaktadır. Bu araştırmaya katılan Alevilerin %60’ı “Kendinizi ne olarak tanımlıyorsunuz?” sorusuna “Alevi” yanıtını verirken, kendisini “Kürt Alevi” olarak tanımlayanların oranı %18, “Türkmen Alevi” olarak tanımlayanların oranı %10, “Müslüman” olarak tanımlayanların oranı %9, “Ateist’’ olarak tanımlayanların oranı ise %3’dür. Ayrıca Alevilerin AKP döneminde dışlandığına değinilen raporda, Alevilerin %67’sinin kimliğini gizlemek zorunda kaldığı belirtilmektedir.[14]

Alevi nüfusuna dair uluslararası kaynakların verilerine baktığımızda ise; ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yıllık olarak yayımladığı 2009 Dini Özgürlükler Raporu’nun Türkiye bölümünün birinci sayfasındaki ilk kısmında dinler demografisinin yer aldığı bölümde, akademik tahminlere göre Alevi nüfusunun Türkiye’de 10 ile 20 milyon arasında olduğunu belirtilmektedir.[15] AB’nin 2004 Türkiye ilerleme raporunda da benzeri bir şekilde Alevilerin tahmini nüfusu 12-20 milyon arasında gösterilmektedir. Öte yandan CIA’nın (Amerikan Merkezî İstihbarat Teşkilatı) Türkiye üzerine en son 2003 yılında yayınladığı raporda Alevilerin sayısının 9 milyon civarında olduğu tespitini yapmaktadır.[16]

Ayrıca 1980’li yıllarda 12 Eylül darbesinden sonra Alevilerin durumu üzerine çalışma yapan sosyal antropolog Krisztina Kehl-Bodrogi “Kızılbaşlar/Aleviler” adlı kitabında Türkiye’deki Alevi nüfusunun toplam nüfus içindeki oranlarını % 20 ile % 25 arasında olduğunu öngörmektedir.[17] Kehl-Bodrogi gibi Alevilik konusunda uzman olan bir başka sosyal antropolog David Shankland’ın de “Türkiye’de Aleviler” (The Alevis in Turkey) kitabında Alevilerin nüfusu 10 ile 15 milyon arasında olabileceğini ifade etmektedir.[18]

“Umûmî Nüfûs Tahrîri” adı ile 1927’de gerçekleşen Türkiye genelindeki ilk nüfus sayımında toplam nüfus 13.648.270 olarak belirlenmiştir.[19] Bu nüfus sayımını daha sonra gerçekleşen diğer nüfus sayımlarından ayıran en önemli özelliği sayım yapılan kişilerin konuştukları dil ve inançları da tespit edilmiştir. Sabahat Akkiraz’ın bahsi geçen Alevi raporu dâhil Cumhuriyetin ilk dönemlerindeki Alevi nüfusuna dair bazı açıklamalarda, bu 1927 nüfus sayımında Alevi nüfusunun toplam nüfus içerisindeki sayısının 4 buçuk milyon civarında olduğu iddia edilmektedir.[20] Alevi nüfusunun 90’lı yıllardan bu yana sıklıkla 20-25 milyon arası olarak telaffuz edilmesinin en büyük nedeni; bu ilk nüfus sayımındaki 3’te 1’lik oranın aynı ölçüde artarak devam ettiği varsayımıdır. Öte yandan Konda araştırma şirketinin doğruluğu (kullanılan teknik ve sosyo-psikolojik nedenlerle) tartışmalara neden olan 2007 verilerine bakıldığında, Türkiye nüfusu 1927’den 2007’e kadar neredeyse 6 kat artarken Alevi nüfusun 80 yılda hiç artmamasının mantıklı bir açıklamasını yapmak kesinlikle mümkün değildir. Bu durum tabi ki Konda araştırma şirketinin kasti bir manipülasyonu veya yanlış veri sunma çabasından dolayı değildir. Hiç kuşkusuz ki bu verileri sunan araştırmaları da daha önce yayınlanan yüzlerce araştırmalarından farklı bir çalışma niteliğinde değildir. Fakat belki de bu verilerden çıkan en endişe verici durum; 21. yüzyılın ilk çeyreğinde bile Alevilerin halen en az yarısının görünmezliklerinden kurtulamamalarına neden olan sorunların güncelliğini artarak devam ettirmesidir.

Hem Alevi nüfusun bugüne kadar tespit edilebilen yerleşim sayılarından,[21] hem de geçmişten bugüne çeşitli kaynaklarda öngörülen Alevi nüfusları göz önünde bulundurulursa en gerçekçi tahminle Alevi nüfusunun 9 ile 12 milyon arasında olduğunu öngörmek mümkündür. Anadolu coğrafyasında özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun Kızılbaş katliamları ile meşhur Yavuz Sultan Selim döneminden Bektaşi kırımı ile bilinen II. Mahmut’a kadar (katliamlardan kurtulabilenlerden geriye kalanların) ve varlığını saklı bir şekilde yaşayamayanların önemli bir kısmının ancak asimile olarak hayatta kalabilecekleri varsayıldığında şüphesiz ki en büyük asimilasyon Osmanlı döneminde yaşanmıştır. Aleviler Cumhuriyet sonrasın da saklanmak zorunda kalmasalar da, asimilasyonlar hem baskın toplum olan dindar Sünnilerle daha fazla etkileşim içerisinde yaşamanın gerekliliği, hem de yeni kurulan devletin de egemen inancı olarak diyanet vb. çeşitli kurumlar aracılığıyla yeniden kurgulanan ve zorunlu din dersleri gibi eğitsel araçlarla da pekiştirilen Sünniliğin potasında Alevi nüfusun asimilasyonu boyut ve nitelik değiştirerek günümüze değin devam etmektedir.

Alevi nüfusun kronik asimilasyon çıkmazının yanı sıra, 1960’lar itibariyle başlayıp 1990’lar itibariyle de %90’ların üzerinde Sünni nüfustan nispeten daha fazla oranlarda kentleşme sürecine dâhil olup modern yaşam standartlarını benimseyen Alevilerin büyük çoğunluğunun nüfus artışının oldukça düşük oranlarda olması tahmin edilen 9-12 milyon Alevi nüfusun önümüzdeki zamanlarda da azalma trendinin süreceğini göstermektedir. Orantısal olarak Alevi nüfusun en fazla yaşadığı Tunceli (Dersim) iline dair istatistiksel veriler bu duruma dair önemli bilgiler sunmaktadır. Buna göre; Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminin verilerinde 82 bin 193 nüfusu ile Tunceli Türkiye genelinde nüfusu en az olan ildir. Yine Türkiye genelinde kilometrekareye 100 olan ülke nüfus yoğunluğuna karşın, sadece Tunceli sadece 11 kişi olan nüfus yoğunluğu ile Türkiye’nin en düşük nüfus yoğunluğuna da sahip olan il durumundadır. Tunceli ilinin mevcut yıllık nüfus artış hızı %-4,51 ile eksinin altındadır. Nüfus artış hızındaki “eksi” oranlarından da anlaşıldığı üzere il genelinde nüfusun sadece %29,2’si 25 yaş altında iken %58.5’i 25-64 yaş aralığında ve %12,7’si de 65 yaş üstündedir. Bu durum Tunceli’nin Türkiye’de genç nüfusun da en az olduğu il olduğunu göstermektedir. Böyle bir durumda tabi ki zorunlu göçü tetikleyen bölgede yaşanan çatışmaların da etkisi vardır. Fakat aynı çatışma durumu belki de fazlasıyla diğer doğu illerinde de yaşanmasına karşın Tunceli’nin tam tersine genç nüfus azalmayıp düzenli olarak artış göstermektedir.[22]

Aynı zamanda 6 yaş üzeri nüfus için okuryazarlık oranı %92,38 ile Türkiye ortalamasının oldukça üzerine çıkarak,[23] en fazla okuryazarlık oranına sahip il olması ile diğer doğu illerinden de çok farklı bir tablo çizen Tunceli modern yaşam standartlarının ziyadesiyle benimsendiği bir şehir durumundadır. Bu sadece Tunceli’ye has bir gerçeklik değildir. Alevilerin orantısal olarak yoğun yaşadığı ve çatışmaların yaşanmadığı Nevşehir Hacıbektaş, Malatya Arguvan, Sivas İmranlı ve Kahramanmaraş Nurhak ilçelerinde de benzeri nüfus azalmalarını, orta yaş ve yaşlı nüfusun çoğunluk olduğunu görebilmek mümkündür. Alevilerin kent ve yurtdışı göçleri sonrası ıssızlaşan ve genellikle yaşlılarla baş başa bırakılan bu memleket coğrafyaları haricinde yerleştikleri yerlerde de, özellikle 1990 sonrası kentleşmenin en yüksek seviyelere çıktığı ve günümüze değin devam ettiği dönemlerdeki Alevi evliliklerinde çocuk sayısının 2’nin üzerine çok nadir çıktığı gözlemlenebilir. Sonuç olarak Dünya’nın neresinde olursa olsun geleneksel yaşam koşullarından uzaklaşıp modern yaşam standartlarına benimseyen toplumların (Batı Avrupa ülkelerinde örnekleri görüldüğü üzere) nüfusları her zaman azalma eğilimdedir.

Özcan Öğüt

Araştırmacı – Yazar


[1] Burada illere göre belirtilen yerleşim sayılarının fazlalığı ya da azlığı o ilde Alevi nüfusunun da aynı oranda fazla ya da az olduğunu göstermemektedir. Sıklıkla göç veren birçok Alevi köy ve mahallerinde nüfus azdır.

[2] Tunceli’de belirtilen Alevi yerleşim sayısı, Tunceli genelindeki mevcut resmi yerleşim sayısının toplamından fazladır. Bunun nedeni bazı köylerin sonradan belediyelere bağlanması, bazı mezralar aleviforum.com verilerinde ayrı bir köy olarak kabul edilirken, resmi kayıtlarda bazen bir kaç mezranın toplamanın bir köy olarak kabul edilmesi, bazı köylerin 90’lardan itibaren yaşanan sıkıntılardan dolayı boşaltılması ve yoğun göçlerin yaşanmasıdır.

[3] Alevi Köyleri ve Yerleşimleri (2007), “Alevilerin Memleketi”, Aleviforum.com, http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=8

Not: bu harita şu an belirtilen illerde yaşayan Alevileri GÖSTERMEMEKTEDİR. Şu an çoğu farklı illerde yaşamalarına rağmen köken “memleket” olarak Alevilerin yaklaşık tahmini oranları belirtilmektedir.

[4] Alevi Köyleri ve Yerleşimleri (2007), “Kentlere göre Alevi Nüfus yoğunlukları”, Aleviforum.com http://www.aleviforum.com/showpost.php?p=854964&postcount=10

[5] Alevi Köyleri ve Yerleşimleri (2007), “Alevi yerleşimlerinin bulunduğu yerler”, Aleviforum.com, http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=8

[6] Alevi Köyleri ve Yerleşimleri (2007), “Alevi nüfusunun bulunduğu yerler”, Aleviforum.com, http://www.aleviforum.com/forumdisplay.php?f=8

[7] The Washington Institute for Near East Policy (2007), “Turkey: Alevi Population by Province”

[8] Shankland, D. (2010), “Maps and the Alevis: On the Ethnography of Heterodox Islamic Groups”, Provisional generel map showing distribution of Alevis in Turkey. British Journal of Middle Eastern Studies 37 (3):227–39.

[9] “Aleviyim diyenlerin sayısı 4.5 milyon” (2007) Milliyet Gazetesi, 21 Mart 2007 http://www.milliyet.com.tr/-aleviyim–diyenlerin-sayisi—–milyon/guncel/haberdetayarsiv/26.09.2010/259385/default.htm

[10]   “Aleviyim diyenlerin sayısı 4.5 milyon” (2007) Milliyet Gazetesi, Uzman Görüşü, 21 Mart 2007 http://www.milliyet.com.tr/-aleviyim–diyenlerin-sayisi—–milyon/guncel/haberdetayarsiv/26.09.2010/259385/default.htm

[11] A.g.e.

[12] “Sabahat Akkiraz’dan Alevi raporu” (2012), Sol Gazetesi, 14 Aralık 2012, http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/sabahat-akkirazdan-alevi-raporu-haberi-64266 (2012)

[13] A.g.e.

[14] A.g.e.

[15] “Dini azınlıklar listesi ABD’nin raporunda” (2009), Milliyet Gazetesi, Dış Haberler Servisi, 29 Ekim 2009 http://www.milliyet.com.tr/turkiye-nin–font-color-darkblue-din-haritasi–font–siyaset-1155798

[16] Güzelgeliş, A. (2011), “Tarih Boyunca Anadolu’da Nüfus ve Etnik Yapılar”, 09 Mart 2011 https://alpaslanguzelis.wordpress.com/2011/03/09/tarih-boyunca-anadoluda-nufus-ve-etnik-yapilar

[17] Kehl-Bodrogi, K. (2012), Kızılbaşlar/Aleviler. İstanbul: Ayrıntı Yayınları. s.54

[18] Shankland, David (2003). The Alevis in Turkey: The Emergence of a Secular Islamic Tradition. Routledge (UK). ISBN 0-7007-1606-8.

[19] Köksal, A. (2017). Türkiye 1997 genel nüfus sayımı sonuçları hakkında düşünceler. DTCF Dergisi, 40(1-2).

[20] Not: 1927 nüfus sayımında Türkiye geneli için toplam rakam 13.648.270 birçok kaynakta teyit edilmiştir. Fakat bu nüfus sayımında kayıt altına alındığı bilinen inanç grupları içerisinde Alevilerin sayılarına ise araştırdığımız hiçbir bilimsel kaynakta erişemediğimiz için Alevi kaynaklarında sıklıkla belirtilen 4 buçuk milyon Alevinin olduğu görüşü burada bir “iddia” olarak belirtilmektedir.

[21] Alevi forumda tespit edebildiğimiz Alevi yerleşim (köy, mezra, belde, kaza) sayısı 3529, Sabahat Akkiraz’ın Alevi raporunda ise bu sayı 4382’dir.

[22] “Tunceli Nüfusu” (2016), https://www.nufusu.com/il/tunceli-nufusu

[23] TUİK (2013), Seçilmiş göstergelerle 2013, Tunceli, http://www.tuik.gov.tr/ilGostergeleri/iller/TUNCELI.pdf

Alevilerin Sesi Dergisi’nin 280. sayısında yer alan yazı başlıkları :

//

📌  Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Sanal Müzesi açıldı – ERDAL KILIÇKAYA

📌  BAF: Madımak Bir Alevi Katliamıdır, Arkasında Devlet Vardır ALEVİLERİN SESİ

📌  Madımak Davası Düştü – MEHMET TANLI

📌  “Ev İçindeki Düşmandan Kork” – ALİ BALKIZ

📌  ÇEDES’e Hayır! DOSYA

📌  Aleviler, Avrupa Parlamentosu Önünde “Çedes’e Hayır!” Dedi  ALEVİLERİN SESİ

📌  Şeriat Düzenini Koruyacak Kullar İstiyorlar – NEVİN KAMİLAĞAOĞULLARI

📌  “Manevi Danışmanlık Projesi” ÇEDES – PROF. DR. ADNAN GÜMÜŞ

📌  ÇEDES Neye Hizmet Ediyor? PROF. DR NEJLA KURUL

📌  Laik Eğitim, Laik Yaşam Vazgeçilmezdir – İLHAN YIĞIT

📌  ÇEDES Şükür Pedagojisi ile Biat ÜretmektirTURAN ESER

📌  Çocuklarımız Diyanet ve Tarikatlar Kıskacında – NEVİN SEVÜK

📌  Portreler – HÜLYA GÜLBAHAR, ZELİHA ALTUNTAŞ, DR. ÖZLEM ALTIOK, SELİN NAKİPOĞLU, SERAP DALKILIÇ, SERPİL AKPINAR, LEYLA SOLMAZ, ÖZLEM KARA, GÜLAY KURTYİĞİT, DİLEK İNCEDAL, SONGÜL TUNÇDEMİR, NİLGÜN METE

AS 280B

📌  Madımak Sanal Müze – DOSYA

📌  Hafızanın Çığlığı ALEVİLERİN SESİ

📌  Madımak Katliamı Hafıza Merkezi Sanal Müzesi Açılıyor ALEVİLERİN SESİ

📌  Sanal Müze: Bir Web Anıt – EYLEM ŞEN

📌  Bu Bir Müze Değildir! – BÜLENT YILDIZ

📌  Toplumsal Dönüşüm Umudu Üzerine Bir “Müze” – GÜNSELİ BAKİ

📌  Saha Çalışmasından Kişisel Notlar – METİN ÖZTÜRK

📌  Vali Anton Matle’yi Makamında Ziyaret Ettik – AABF

📌  “İyi Bir Fotoğrafçı Her Şeyden Sorumludur” – MEHMET ÖZER RÖPORTAJI /FİGEN KAVAK

📌  Turna Sembolünün ve Turna Dansının Tarihi – HEVAL BOZBAY

AS 280A