Pazar, Mart 3, 2024

Cuma Erçe: Değiştirmeye Cüret Etmeliyiz

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 283. sayısında yayınlanmıştır.

Bir yılı daha geride bıraktık. Yeni yıl, yeni umutlar demektir. O nedenle de yeni yıldan beklentimiz büyüktür. Ancak, giden yılın muhasebesini yapmadan yeni yıl ile ilgili yeni şeyler söylemek veya beklemek çok ta gerçekçi olmaz. 2023 yılı Aleviler açısından her yönü ile kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. 2022 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülüp, tüm itirazlarımıza rağmen yasalaşan Torba Kanun ve bu yasaya bağlı olarak Kültür Bakanlığı kapsamında kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapsamlı ve organize olunmuş asimilasyon projeleri, Alevi köylerinde yürütülen ve Alevileri kurumları ile birlikte teslim almaya yönelik faaliyetlerine karşı gösterdiğimiz direnç ve karşı mücadeleyi büyütmek için, Anadolu’yu karış karış dolaşıyorken ne yazık ki korkunç 6 Şubat depremi ile sarsıldık. 2023 yılı bu anlamda Türkiye halkları için çok kötü bir başlangıç yapmış oldu.

Bu korkunç deprem, Ülkemizdeki rejimi ve yönetim anlayışını tümü ile açığa çıkaran acı bir gerçek oldu. Deprem bölgesine yetişemeyen, halkına yetemeyen ve yıllardır hakim hale getirilen rantçı ve kara dayalı sistem, deprem ile birlikte bir kez daha deşifre olmuş oldu. Esasında enkazın altında kalan halk değil, sistemin tam da kendisiydi. Alevi hareketi dünyanın dört bir köşesinde deprem bölgesi için adeta seferberlik başlattı. Devletten önce deprem bölgesine yetişenlerin başında Alevi Kurumları olarak biz vardık. Cemevlerimizde yıkıntılar arasında halka hizmet sunan, enkazın altından canları kurtarmaya çalışan, hayatta kalanlara sıcak bir tas çorba ulaştırmaya çalışan kurumlarımız, iyi ki Cemevlerimiz ve kurumlarımız varmış dedirtti.

Depremin yaraları sarılmamışken bu sefer de halkın gündemi seçimlere çevrildi. Sandıktan ve seçimden büyük bir zafer ile çıkılacağı beklentisi ile halkımızın ve kurumlarımızın enerjisi seçimlere akmaya başladı. Elbette ki Alevi aday ile seçim kazanılamaz tartışmaları ile yürüyen gerici, ırkçı kampanya ile yalan, kumpas, montaj siyaseti birleşti ve mevcut tek adam rejimi sandıktan galip olarak çıkartıldı. Bu durum halkta çok ciddi bir moral bozukluğu ve duygusal kırılmaya neden oldu. Muhalefet kendi içinde yenilmişlik sendromu ile dağılmaya başladı. Alevilerin bu süreçten etkilenmemesi mümkün değildi.

Seçimlerden bir kez daha zaferle çıkan iktidar güçleri büyük bir öz güven ile gerici ve şeriatçı hamlelerine hız verdi. Eğitim başta olmak üzere yaşamın her alanı dinselleştirilmeye, yaşamın her alanında gerici ve şeriatçı politikalar daha görünür olmaya başlandı. Diyanet başta olmak üzere birçok cemaat ve tarikat devletin kurumlarında hakimiyetlerini hissettirir şekilde artırdı. Devletin bakanlıkları cemaatlere pay edilmeye başlandı. Okullarda imamlar görevlendirildi. Eğitim kurumlarında imzalanan protokoller meclis kürsülerinde açıktan savunulur oldu. Zorunlu din derslerinin sayıları artırıldı.

Diğer taraftan yüz yılın en yakıcı ekonomik, sosyal ve siyasal krizi halkı yaşamını derinden etkilemeye devam ediyor. Ülke ve halk tam bir abluka altında. Bütün bunlar yetmezmiş gibi dört bir yanımızda devam eden savaşlar ve orta doğuyu yeniden dizayn etme hamleleri bölge ve ülkemiz halklarını tehdit ve tedirgin ediyor. Ukrayna, Suriye, Irak sınırı, Azerbaycan, Ermenistan derken şimdi yeniden İsrail ve Filistin. Sınır boylarımızda patlayan bombalar, sıkılan kurşunlar can yakmaya devam ediyor. Analar ağlıyor, çocuklar ölüyor.

Ülkemizde adalet mumla aranır hale gelmişken, artık kendi anayasa ve yasalarını tanımayan hükümet açıktan suç işlemeyi ve Anayasal düzeni tümü ile ortadan kaldırma hamlelerini gözümüze baka baka sürdürüyor. Katiller affediliyor ama siyasi suçlular, siyasetçiler, gazeteciler, devrimciler cezaevlerinde adeta tutsak ediliyorlar.

Bu olumsuzlukları daha da artırmak mümkün. 2023 yılı Aleviler ve genel anlamda halklar açısından oldukça olumsuz bir yıl olmuştur. Ama, her şeye rağmen, küllerinden doğmayı iyi bilen biz Aleviler her şey bitti dendiği ve yaprağın kımıldamadığı bir dönemde İzmir ve İstanbul mitinglerine öncülük etmeyi, kurtuluşun kendi kollarımızda olduğu gerçekliğini halkımıza bir kez daha hatırlatmayı başardık.

2024 yılından çok umutluyuz. Ancak umut denilen şeyin kendiliğinden gelen bir şey olmadığının da bilincindeyiz. Umut, yoksul emekçi halkların ortak mücadelesinde gizlidir ve onu gizlendiği yerden çıkaracak olan şey de o ortak mücadelenin ta kendisidir.

Yeni yıl yeniden diriliş ve ayağa kalkma yılı olacaktır. Bundan kimse şüphe duymamalı ve kurtuluşun kendi kollarımızda olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Bu ülkeyi ve halkları özgürleştirecek olan gerçek güç ve gerçek muhalefet halkların öz gücü ve iradesidir. Bu bilinçle hareket edip, değiştirmeye cüret etmeliyiz. Gün daha fazla birlik olabilme ve ortak ve top yekun saldırılara karşı ortak ve top yekun mücadeleyi esas almalıyız. Kesinlikle biz kazanacağız, kesinlikle barış kazanacak ve kesinlikle karanlığa karşı aydınlık kazanacaktır.

Yeni yılda herkese sağlık, halklara özgürlük ve barış diliyorum. Bozatlı Hızır yanımızda olsun.

Cuma ERÇE
PİR Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Bad Schönborn’da Demokrasi ve Çeşitlilik İçin Büyük Gösteri

Bad Schönborn'da gerçekleşen "Demokrasi ve Çeşitlilik İçin Büyük Gösteri",...

Alevilerin Sesi Dergisi’nin 284. sayısında yer alan bazı başlıklar :

📌  Umut Yol Gösteren Bir Duygudur – ERDAL KILIÇKAYA 📌 ...

Berlin Cemevi Eyalet Başbakanını Ağırladı

Berlin Eyalet Başbakanı Kai Wegner (CDU), başbakanlıktaki ilk yılını...

Alman Parlamentosu’nda Hızır Lokması Paylaşımı

Hızır ayı oruç günlerinin son günü Alman Parlamentosu İnanç...