Alevilerin Sesi, hepimizin sesidir

/

Ses insanın kendini ifade etmesinin en büyük aracı olmuş asırlardan bu yana; açlığımızı-sıkıntımızı, derdimizi-muhabbetimizi, sazımızı-sözümüzü, sevincimizi-acımızı, sevgimizi-nefretimizi, söylemimizi-anlatımımızı… Kısaca karşımızdakine kendimizi hep sesle ifade etmişiz.  

Sesimiz ne kadar güçlü çıkarsa karşı tarafı o kadar etkileme olanağı elde etmişiz. Ses, kimi zaman sözle, kimi zamanda yazıyla hayat bulmuş. 

Alevilerin Sesi 250. Sayı boyunca yazı ve resimleriyle Alevilere hayat verdi: Duymayan kulaklara seslendi, görmeyen gözlere gösterdi, bilmeyen zihinlere işledi, yok sayan mihraklara tavır aldı… 

Bazen içeriğinde ki, kimi zaman basım ve dağıtımında ki, zaman zaman haber ve yazılarında ki aksamalar beğenmeyip, eleştirebiliriz… 

Ama bütün zorluklara ve imkânsızlıklara rağmen, en olumsuz şartlarda, iki yüz elli sayı kesintisiz yayın yaparak bir zoru başaran Alevilerin Sesinin, büyük bir başarıya imza attığını kabul etmeliyiz.

Bu başarıda onu bu günlere taşıyan, başta AABF Yönetimi olmak üzere; editöründen genel yayın yönetmenine, yazarlarından muhabir ve temsilcilerine, abonelerinden okurlarına kadar herkesin katkısı var.

Belki bugün dergi, hak ettiği ilgi ve desteği görmüyor olabilir. Ama birileri yarın Alevi Örgütlenmesi ve Avrupa’daki Alevilerin geçmişini anlamak istediğinde mutlaka yolu Alevilerin Sesi Dergisi’nin sayfalarına düşecektir.

Alevilerin Sesinin, yaşanmış bir zamanın tescili olarak, tarihteki yerini alacağından kuşkunuz olmasın.

Aşk ola Bu Yola Hizmet Edenlere!
Aşk ola Tarihe Not Düşenlere!

Bektaş Balcı
Alevilerin Sesi Kuzey Bölge Temsilcisi

Önceki Haber

Muharrem Orucu 20 Ağustos’ta başlıyor…

Sonraki Haber

Başlatanlara ve yaşatanlara selam olsun!

Latest from Forum

Hiva Zeri’ye gidiyoruz!

Necati Şahin yazdı: 4-5 yaşındaydım. Anam Ay’a bakar, ellerini açar, Ya “Hiva Zeri” derdi. Yöremiz tüm

%d blogcu bunu beğendi: