Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 305. sayısında yayınlanmıştır.
1938’de Zini Gediği’nde katledilen 97 can, 88 yıl sonra yakılan ateşle anıldı. Kayıp yakınları, Ateş Çemberi’nin belirledikleri yere konulmasını isterken, Zini İnisiyatifi Sözcüsü Kenan Düzgünkaya “Bu talebin daha fazla bekletilmesi kabul edilemez” dedi.
1938’de Zini Gediği’nde katledilen 97 can, katliamın 88. yılında düzenlenen anmayla bir kez daha hatırlandı. Kayıp yakınları, yaşamını yitirenlerin anısına ateş yakarak yıllardır sürdürdükleri adalet ve hak mücadelesini yineledi.

Anmanın merkezinde ise Ateş Çemberine ilişkin talep vardı. Kayıp yakınları, anma alanında kurulan Ateş Çemberi’nin kendi belirledikleri yere konulmasını istedi. Bu talep, 88. yılda bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı.
Zini İnisiyatifi Sözcüsü Kenan Düzgünkaya, kayıp yakınları adına yaptığı açıklamada, Ateş Çemberi’nin belirlenen yerden dereye yuvarlanmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Düzgünkaya, “Ateş Çemberi’nin kayıp yakınlarının tespit ettiği yere konulmasını istiyoruz” diyerek yetkililere çağrıda bulundu.

Zini İnisiyatifi Sözcülerinden Ahmet Şanlı ise, kayıp yakınlarının belirlediği yerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, taleplerinin daha fazla ertelenmeden yerine getirilmesini istedi.
Kayıp yakınları, 88 yıl önce yaşanan katliamın acısının hâlâ canlı olduğunu belirterek, yaşamını yitirenlerin anısını yaşatmaya ve adalet arayışını sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
Zini’de yakılan ateş, yalnızca kaybedilen 97 canın anısına değil, 88 yıldır sürdürülen hak ve adalet mücadelesinin de simgesi oldu.



