Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır.
Alevilerin Sesi dergimiz şimdi 32 yaşında. AABF – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu, “AS – Alevilerin Sesi” dergisini Mart 1994’te yayımlamaya başladı.
32 yıllık kesintisiz yayın hayatı, kutlamaya ve övünmeye değer önemli bir başarıdır.
1 Ağustos 1999 tarihinde Eğitim Sorumlusu olarak başladığım AABF’de, Mart 2000’de 35. sayıdan itibaren AS’nin yayın yönetmenliğini üstlendim.
Dergi o tarihte yaklaşık 3.000 adet basılıyor ve satılıyordu. Ancak dergi için henüz bir abonelik sistemi yoktu. Yayın yönetmeni olarak görevim sadece aktüel sayıları hazırlamak değil, aynı zamanda bir dergi sistemi, kısaca bir “dergi kimliği” oluşturmaktı. Dergi kimliği oluşturmak, abonelik sistemi kurmak, dergiyi dağıtım ağına sokmak ve Almanca sayfalar ekleyerek iki dilli bir dergi oluşturmak ulaşmak istediğim amaçlardı.
35. sayıdan itibaren dergiye önce 4 sayfa, daha sonra 8 sayfa Almanca bölüm ekledim. Ayrıca Alevilerin Sesi dergisinin Almanya’da yaklaşık 30 tren istasyonunda satışa sunulmasını organize ettik.
Olağanüstü bir çabayla iki yıl içinde baskı sayısını 6.000’e çıkardık.
19.04.2001 tarihinde bir abonelik kampanyası başlatarak okurlara şöyle seslenmiştik:
- Sadece 70 DM ödemeniz hâlinde AS’yi her ay evinize ücretsiz gönderiyoruz.
- 200. aboneye çok değerli bir ödülümüz var: Hacıbektaş Şenlikleri’ne gidiş-dönüş uçak bileti.
- AS aboneliğini arkadaş ve dostlarınıza doğum günü hediyesi olarak verebilirsiniz.
- AS aboneliğini derneklerde örnek çalışma yapan insanlara ödül olarak verebilirsiniz.
- AS aboneliğini çevrenizdeki “kütüphane, buluşma merkezi, danışma merkezi hatta avukat ve doktorlara” tavsiye edebilir ve hediye edebilirsiniz.
Bu hedeflere kısa zamanda ulaştık ve 19.02.2002 tarihinde “Mehmet Bulut” adlı okurumuza 1.000. abonelik ödülü olarak bilgisayar armağan ettik.
AS’nin yayın yönetmenliğini 2004 yılında, 74. sayıya kadar yürüttüm. Bu tarihte 1.500’den fazla abonemiz vardı. Bunların 100’den fazlası Almanlar ve Alman kuruluşlardı.
Almanca sayfalar hem Almanca bilen gençlerimiz hem de Almanlar tarafından takip edilmekteydi ve Aleviliğin kamuoyunda tanınması konusunda önemli bir görev üstlenmekteydi. Almanca sayfalar, Alevilik ve göçmenlikle ilgili birçok bilimsel araştırmada kaynak olarak gösterilmekte ve üniversite öğrencileri tarafından izlenmekteydi.
Daha sonraki yıllarda Alevilerin Sesi’nin abone sayısı 3.000’e ulaştı. Bunun dışında Alevi Kültür Merkezlerinin yaptığı dağıtım da dikkate alındığında, o yıllarda yaklaşık 6.000 Alevilerin Sesi düzenli olarak okunmakta ve okutulmaktaydı.
Toplam beş yıl boyunca Alevilerin Sesi’ne yayın yönetmeni olarak katkı sundum; daha sonraki yıllarda da Almanca bölümün hazırlanmasına destek verdim. Türkçe ve Almanca makaleler yazdım.
32 yıllık süre içinde binlerce makale, haber ve yüzlerce bilimsel yazıyla Alevilerin Sesi, Avrupa Alevi hareketinin sesi ve sözcüsü olmuştur. Bugün Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca ve Zazaca olmak üzere beş dilde yayımlanan bölümleriyle uluslararası bir dergi görünümündedir. Artık sadece yetişkinler değil, Alevilik derslerine katılan çocuklar da dergiyi okumakta ve yazılarıyla katkı sunmaktadır.
Alevilerin Sesi şimdiye kadar birçok üniversite öğrencisinin çalışmasına konu olmuş ve yüzlerce makalede kaynak olarak kullanılmıştır.
Alevilerin Sesi`nin en önemli işlevi Alevilerin öğreti ve kimlik alanlarındaki birliğine önemli bir katkı sunmasıdır. Yani ortak dil, anlayış ve davranışlarımızı oluşturmamız ve temsil etmemizi sağlamaktadır.
Bundan başka Alevilerin Sesi dergisi, internet sayfaları yanında Avrupa Alevilerinin dışa yönelik penceresi konumundadır. Alevilerin dostları da karşıtları da Alevilerin Sesi’nde yer alan yazıları, yorumları ve tartışmaları takip etmektedirler.
Önceki Genel Yayın Yönetmeni’nin başlattığı ve Erdal Kılıçkaya’nın genişleterek tamamladığı dijitalleşme ve Alevilerin Sesi internet sayfaları Alevilerin Sesi’ni yeni bir boyuta taşımıştır. Böylece dergimize sadece Avrupa`dan değil Türkiye’den ve dünyanın her yerinden ulaşılmaktadır.
Dergimizin bu olumlu görevlerini yerine getirebilmesi için hem içerik hem de mali açılardan daha geniş kesimler tarafından desteklenmesi gerekmektedir. Son sayılarda daha çok Alevi akademisyeninin dergiye entegre edilmesi ve onların makalelerinin yayınlanması dergiye yeni bir boyut kazandırmıştır. Bu bağlamda Alevilik üzerine yapılan yeni araştırmalar ve değerlendirmeler doğrudan Alevi toplumuna ulaşmaktadır. Bu olumlu gelişlerin daha çok okura ulaşması için de her canın kendi çevresinde abonelik kazandırma konusunda aktif olmasını bekliyoruz.
Şu anda 32 yılda 300. sayıya ulaşmış olan Alevilerin Sesi dergisine ve başta Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya kardeşime olmak üzere katkı sunan tüm dostlara nice başarılar diliyorum.
İsmail Kaplan
Alevilerin Sesi Yayın Yönetmeni (2000–2004)

