Cuma, Nisan 17, 2026

Hasan Harmancı: Demirin Üzerindeki Karıncanın İzi

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır.

Alevilik kürsüsü oluşturmadan Aleviğe hizmet eden bir yapıdan bahsetmek istiyorum.

“Alevilerin Sesi” dergisi. Tartışmaların odağında olmadan Alevili dile getiren, Alevi toplumunun inançsal, kültürel, siyasal ve örgütsel yönleri üzerinde durarak hizmet eden bir dergi. Alevi toplumunun kurumsal misyonlarını hedef şaşırtmadan adım adım Alevi toplumunun gerçekliğiyle buluşturan bir dergiden bahsediyoruz.

Alevi toplumuna miras kalan siyasal, sosyal, inançsal ve örgütsel yönleri tarafsız yazarları üzerinden ele almaya ve konunun uzmanlarından sunmaya özen gösterdi. Üstelik bu çalışmalar gönüllüleri tarafından gerçekleştirildi.

Muhabirleri neredeyse her zaman üyeleri oldu. Yazarları ise farklı bakış açılarını çekinmeden ifade edenler arasındaydı.

Alevi toplumunun özgürlüğü savunma ve bakışını aslında “Alevilerin Sesi” dergisi yolculuğundan da anlamak mümkündür.

En azından Almanya ve Avrupa yolculuklarını.

Alevi toplumuna hizmet eden çok sayıda ve çok çeşitli medya organları oldu. Dünya değişirken bazıları ekonomik nedenlerle kapanırken bazılarının ise çıktıkları yolculuklarıyla Aleviler arasında bir bağ oluşmadı.

Bitmeyen Yolculuk

“Alevilerin Sesi” dergisi yolculuğu sırasında çok değişimler ve deneyimler yaşadı ve bugün üç yüzüncü sayısıyla karşınızda. Sivas katliam davası hafızası olmaktan başlayıp yine Türkiye devletinin açıktan örgütlediği yüzlerce katliam ve yok etmenin tanığı bir derginin Alevi yüzünü görürsünüz. Aslında bir dergiden daha öncü bir hakikat ekseninde yaklaşıldığında Türkiye’nin ötekilerinin savunmasını, dayanışmasını, hak arayışının tanıklığıyla muhabbet edersiniz. Her sayıda başka bir soruya yanıt bulursunuz. Bu anlamda yakın dönemin kronolojik bir arşivi karşınızda duruyor. Alevilerin bu yakın döneminde nasıl ve neye karşın örgütlendiler, neler talep ettiler ve hedeflerine ne oranda ulaştılar.

Alevi toplumunun yerelden evrensele göçü, krizleri aşması, örgütsel hafızanın kurulması, işletilmesi ve değişimi aynı sayfada yer alıyor. Bir anlamda Alevi toplumunun yakın dönem tanığı bir dergi. Almanya’da yayınlanan dergi sınırları aşan bir temsile sahip. Türkiye Alevilerinin de dili ve mücadele hafızası durumunda bir yayın organı.

Alevilere ait “haber”leri sistematik ve tematik bir sayfa düzeninde görmek çok zor bir durum. Neredeyse hiç bir arşivi olmayan devletsiz ve devlet talebi olmadan yaşayan günümüz toplumlarını anlayabilmek için tam bir kaynak konumunda bir dergi konumunda. Alevi toplumunun geleceği için bakış açıları ve inançsal söylem ve değişimleri karşılaştırma açısından da bulunmaz bir kaynak. Alevilerin göç ettikleri ülkelerde nasıl örgütlendikleri, neler yaşadıkları ve talep ettiklerini de yine “Alevilerin Sesi” dergisinden takip etmek mümkün.

Resmi ve Gayri Resmi Hafıza

Daha çok yazısız bir inancın ve kapalı bir toplumun dili, görünen vizyonu olmak pek kolay olmasa gerek. Yayıncılığı kağıt ve mürekkeple başlatıp da yaşayan çok az yayın var. Bu ender başarılardan biri Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu yayın organı olarak devam eden Alevileri Sesi dergisine ait. Alevilerin  yolculuğu denilince Alevilerin Sesi dergisi bu yolcuğun hem resmi hem de gayri resmi dilidir.  Resmi dil Aleviler için kurumsal söylem ve eylemleridir. Genel kurullardan çıksın çıkmasın Alevi toplumunun bütünü kapsayan görüş ve önerilerilerdir. Gayri resmi yanı ise gönüllülük esasına bağlı yazar ve muhabirlerinin kendi gözlem, düşünce ve bakış açılarının da çekincesiz dergide yer bulmasıdır. Bu nedenle “Alevilerin Sesi” dergisi her zaman bir yazın ve yayın platformu performansına sahip oldu. Düşünsenize bir yanı resmi bir yanı sivil bir dille inşa edilen bir toplumsal duruş aynı sayfalarda kendisine yer buluyor. Bu dergi platformunun yazın ve yayın mutfağında eğer Alevi toplumunun hayata bakış açısı olmasa emin adımlarla bu güne kadar taşınamazdı.

Aslında bütünde bakarsak “Alevilerin Sesi” dergisi sadece bir dergi değil. Yaşayan Aleviliğin kurumsal kimliğine açılan kapı durumundadır. Tek bir ses olmaktan öteye geçip Alevilik kaynağına dair çeşitliliği her sayıda kolayca görebilirsiniz. Dergide yayınlanan yazılar bir polit büro stratejisine tabi tutulmaz. Bu bir demokrasi deneyiminden daha fazlasıdır.

Bir örgütün dili ve yüzü olmaktan çıkıp bir örgütlenme ve toplumsal değer yaratma mekanizmasına dönüşümü takip etmek neredeyse imkansızdır. Bunu toplumu adına “Alevilerin Sesi” dergisinin başarmıştır.

Makyajsız Toplum

“Alevilerin Sesi” dergisi öncelikle Aleviler neredeyse orada oldu ve toplumunun dili, vizyonu ve kendini ifadesi için gönüllü emektarlarıyla hazır oldu. Geçmişin izlerini günümüze taşıyan kadar geleceğin inşa edilecek duruşun manifestosu da oldu. Aleviler adına abartılı ifadeler olmadığını ciddiyetle hazırlanan her bir sayfasından okunabilir.

Sözlü yaşamın yazılı dili, görünmeyen, görülmek istenmeyen Alevi toplumunun gösteren yüzü olma serüveninin kalıcı gücü, makyajsız ve provasız dili olmaya devam edecek.

Bir gün Alevi toplumundan özür dileyen bir dünya olacak özellikle kadim topraklarında. O dünyanın gözyaşı döken, direnen ve evrensel olan vicdanı Aleviler açısından dergileridir. Yunus insan varlığını ve sözlerini “dünyanın tozu” olarak görür. Alevilerin Sesi” dergisi de “demirin üzerindeki karıncanın izi” misali yol aldı, yol açtı. Örgütlü toplumun dili oldu. Derginin her sayısı meşakkatli yolculuğuna ve gönüllü yaşamını adayanların “demirin üzerindeki karıncanın izini” görmek için “Alevilerin Sesi” dergisi arşivinde nefes alıp vermek ön açıcı olacaktır.

Üç maymunu oynamadan üç yüzüncü sayıya gelen dergiye emek vermiş, söz katmış, heyecan taşımış, maddi ve manevi destek vermiş her tanığa aşkı niyazlarımı sunuyorum.

Üç yüzüncü yaşın umudun, insanlığın birikimi ve Alevi sesi olmaya devam etsin.

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Elmas Arus: Ne Çalgıcı Ne Hırsız: Biz Abdalız!

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır. Dünya giderek...

Abdullah Demirbaş: Somut Barış Pratiği ve Çiçek Bahçesi

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır. Öncelikle Alevi...

Av. Aytekin Aktaş: Alevi Soykırımından Kaçan Suriyeli Göçmenler

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır. Önceki yüzyıllarda...

Ecevit Emre Dede: Yolumuz Kadimdir, Direncimiz Köklüdür

Alevilerin Sesi Dergisi | Ecevit Emre Dede Röportajı Röportaj : Erdal...

Alevilerin Sesi dergisine abone olmak ister misiniz?