Bu röportaj Alevilerin Sesi dergisinin 298. sayısında yayınlanmıştır.
İABF Yeni Yıl Mesajı
2025 yılı, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu olarak hem yoğun hem de tarihsel açıdan belirleyici çalışmalarla geride bıraktığımız bir yıl oldu. Yılın en acı başlıklarından biri, Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleşen katliamlardı. Bu insanlık dışı saldırılar karşısında sessiz kalmayarak İsviçre’nin birçok kentinde salon toplantıları, kitlesel yürüyüşler ve sokak eylemleri düzenledik. Amacımız hem İsviçre kamuoyunu bilgilendirmek hem de toplumun bu vahşete karşı duyarlılığını artırmak, Alevilerin yaşam hakkını savunmak ve bu saldırıların görünür olmasını sağlamaktı.
Yıl boyunca federasyon bileşenlerimizle yürüttüğümüz çalışmalarda Alevi toplumunun haklarının korunması, asimilasyon politikalarına karşı dayanıklılığın artırılması ve genç kuşaklarda kimlik bilincinin güçlendirilmesi temel başlıklarımız oldu. Ayrımcılıkla mücadele, eşit yurttaşlığın hayata geçirilmesi, inanç özgürlüğü ve Alevilerin kamusal görünürlüğünün güçlendirilmesi üzerine özel oturumlar gerçekleştirdik. Bu çalışmalar, hem federasyonumuzun yönünü netleştirdi hem de İsviçre Alevi hareketinin hak talebini daha örgütlü ve kararlı hale getirdi.
2025 yılı içerisinde Türkiye’de belediyelere atanan kayyumlara karşı demokratik tepkimizi açıkça ortaya koyduk ve halk iradesinin gasp edilmesine karşı ses yükselttik. İABF olarak gerçekleştirdiğimiz geniş kapsamlı Eğitim Kampı, Türkiye ve Avrupa Alevi örgütlenmelerinden yöneticilerimizin katılımıyla yapıldı. Kamp boyunca eşit yurttaşlık, Alevi örgütlenmesinin geleceği, kurumsal hak mücadeleleri ve özellikle Alevi medyasının stratejik önemi ve inanç özgürlüğü alanındaki ihlaller üzerine yaptığımız tartışmalar, yol haritamızın güçlenmesine önemli katkı sundu.
2025’in en önemli kazanımlarından biri ise, Aleviliğin İsviçre’de kendine özgü bir inanç olarak tanınması yönünde elde ettiğimiz kurumsal ilerlemelerdir. Basel Kantonunda alınan tanıma kararının ardından bu yıl Fribourg Kantonunda da Aleviliğin resmi süreçlerinin kabul edilmesi, eşit yurttaşlık mücadelemiz açısından tarihsel bir adımdır. Bu tanıma süreçleri, yalnızca bir inancın kabulü değil; Alevilerin haklarının, kurumlarının, kimliğinin ve yaşam biçiminin devlet düzeyinde güvence altına alınması anlamına gelmektedir. 2026 hedefimiz, tüm kantonlarda Aleviliğin tanınmasını sağlamak ve cemevlerimizin kanton düzeyinde yasal statüye kavuşmasını gerçekleştirmektir.
2026 yılında, Avrupa Alevi örgütlenmesinde dayanışmayı daha da güçlendirerek Alevi inancını ve kültürünü gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz. Birliğimizin ortak gücüyle hem Avrupa’da hem de Türkiye’de Alevilerin ve tüm azınlıkların eşit yurttaşlık haklarından tam olarak yararlanması, ayrımcılığın sona ermesi, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve demokratik alanın genişlemesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Yeni yılda ayrıca en önemli hedeflerimizden biri, Kadın Birliğimizi ve Gençler Birliğimizi daha aktif hale getirerek toplumsal eşitlik, gençlerin hakları, karar alma süreçlerine katılım ve örgütlü bilinç alanlarında daha güçlü bir yapı oluşturmaktır. Alevi toplumunun geleceğini gençlerimizle, eşitlikçi ve özgün kimliğini ise kadınlarımızla büyüteceğimize inanıyoruz.
Yeni yıla girerken, Yol’un aydınlığıyla, dayanışmanın gücüyle, ve hak mücadelemizin kararlılığıyla çalışmalarımızı daha da ileriye taşıyacağız. Tüm canlara barış, huzur, hak ve adalet dolu bir yıl diliyorum.
Aşk ile…
Esmender Çöçelli
İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı

