Cuma, Ocak 23, 2026

Erdal Kılıçkaya: “İlle de Barış” Şiarıyla Geleceğe…

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 295. sayısında yayınlanmıştır.

Günümüz dünyası, savaşların, açlığın ve adaletsizliğin gölgesinde bir kaos çağını yaşıyor. Militarist politikalar, toplumsal sorunları geçici çözümlerle örtbas etmeye çalışsa da, savaşın yol açtığı yıkım, doğanın tahribatı ve halkların acıları kaçınılmaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Bu karanlık tablo karşısında Aleviler, tarih boyunca mazlumun yanında duran inanç ve felsefeleriyle, barışın, eşitliğin ve özgürlüğün savunucusu olarak önemli bir rol üstleniyor. Alevi öğretisinin temel ilkesi olan “İlle de barış” anlayışı, farklı kimliklerin ve kültürlerin bir arada yaşama iradesini güçlendiren evrensel bir barış manifestosu olarak ortada duruyor.

Alevi felsefesi, yalnızca savaşların sona ermesini değil, demokrasi, adalet ve ekolojik dengenin sağlandığı bir barış sürecini savunur. Türkiye’nin iki temel sorunu olan Kürt ve Alevi meseleleri, birbirinden ayrı düşünülemez. Bu sorunların çözümü, tüm kimliklerin ve inançların eşit haklarla temsil edildiği demokratik bir anayasa ile mümkündür. Aleviler, “eşit yurttaşlık” talebini yükselterek, ne bir gram fazla ne bir gram eksik hak talep ediyor. Bu talep, yalnızca Alevilere değil, Türkiye’de yaşayan tüm halklara yönelik bir adalet çağrısıdır.

Ortak Mücadele ve Dayanışma Çağrısı

Aleviler, tarih boyunca katliamlara, inkâra ve asimilasyona karşı direnmiş; Dersim’de, Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da ağır bedeller ödemiştir. Bu direniş mirası, bugün savaş politikalarına karşı barışın, gericiliğe karşı aydınlanmanın, yoksulluğa karşı adaletin mücadelesinde yol gösteriyor. Alevilerin evrensel dayanışma anlayışı, farklı kimliklerin bir arada, eşit ve özgür bir şekilde yaşama iradesini güçlendiriyor.

Alevilerin barış sürecindeki temel talepleri, eşit yurttaşlık, cemevlerinin resmi statüye kavuşması, zorunlu din derslerinin kaldırılması ve geçmiş katliamlarla yüzleşilmesi gibi konuları kapsıyor. Bu talepler, demokratik bir anayasanın temel taşlarıdır. Aleviler, tüm kimliklerin ve inançların özgürce temsil edildiği bir toplumsal sözleşmenin gerekliliğine inanıyor. Bu, yalnızca Alevilerin değil, Türkiye’nin tüm halklarının ortak geleceği için bir zorunluluktur.

Alevilerin Barış Sürecindeki Rolü

Aleviler, “İlle de barış” şiarıyla, savaşın yıkımına karşı umudun ve dayanışmanın sesi olmayı sürdürüyor. Barış süreci, yalnızca silahların susması değil, adaletin, eşitliğin ve demokrasinin inşa edilmesi anlamına da geliyor. Aleviler, bu süreçte aktif bir özne olarak, tarihsel direniş mirasını geleceğe taşıyor. Özgür bir toplum olarak Aleviler, kimsenin arka bahçesi olmadığının, barış sürecinde yalnızca bir katılımcı değil, aynı zamanda yönlendirici bir güç olduğunun bilinmesini arzuluyor.

Aleviler, Kürtler ve diğer ezilen kimlikler, ortak bir mücadeleyle demokratik, eşit ve adil bir Türkiye’yi inşa edebilir. “Birlikte mücadele” ilkesi, farklı kimliklerin dayanışmasıyla barışın ve demokrasinin hayat bulmasını sağlayacaktır. Alevilerin barış sürecindeki kararlı duruşu, insanlığın ortak geleceği için bir umut ışığıdır. Savaşın ve adaletsizliğin karşısında durmak, güçlerimizi birleştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Erdal Kılıçkaya
Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Avrupa Alevi Gençler Birliği Tüzük Kurultayı Köln’de Gerçekleştirildi

Bu röportaj Alevilerin Sesi dergisinin 298. sayısında yayınlanmıştır. Avrupa Alevi...

Kıymet Erzincan Kına: Kadıncık Ana

Bu yazı www.aleviansiklopedisi.com adresinden alınmıştır. Kadıncık Ana, Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inançlarında özellikle...

Tugçe Özgül: Kadına yönelik fiziksel şiddet

Kadına yönelik fiziksel şiddet Tugçe Özgül 25 Kasım Kadına Yönelik Her...

Fransa Alevi Kadınlar Birliği 5. Kadın Eğitim Kampı Büyük Bir Katılım Ve Coşkuyla Gerçekleşti

Bu röportaj Alevilerin Sesi dergisinin 298. sayısında yayınlanmıştır. Fransa Alevi...

Alevilerin Sesi dergisine abone olmak ister misiniz?