Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 302. sayısında yayınlanmıştır.
Röportaj : Elif Çalışkan
Konuğumuz genç bir canımız, Efe Kılınç.
Sevgili Efe kendini bize tanıtır mısın?
Merhaba Sevgili Alevilerin Sesi Dergisi Okurları, ben Efe Kılınç, 17 yaşındayım.
Almanya’da NRW Eyaletinde Wuppertal şehrinde yaşıyorum ve 2 dönemdir BDAJ’un
(Almanya Alevi Gençlik Birliklerinin Çatı Örgütü) AAGB delegesiyim. Çift dilli bir Alman
Gymnasium’unda öğrenciyim ve şu anda Abitur’umu yapıyorum.
2-5 Nisan tarihinde gerçekleşen AAGB çalıştayından nasıl haberin oldu ve senin
buraya katılmanı sağlayan şey nedir?
3 senedir içerisinde aktif bir şekilde rol aldığım Wuppertal Cemevindeki Canlar, özellikle
de büyüklerim, benim politika, diplomasi, örgütlenme ve toplumsal siyasi konulara olan ilgimi fark ettiler. Bunun üzerine derneğimin başkanı BDAJ Almanya yönetimine benim AAGB için potansiyel bir delege olabileceğimden bahsetti. Sonrasında, geçmiş dönem gençlik yönetim kurulu başkanı sevgili Dilan Canımızla bu vesileyle tanışmam ile birlikte kendisi benim AAGB’deki yolumu açtı. Tabiki 2025’teki ilk tüzük kurultayıma katıldıktan sonra Avrupa çapında alevi kurumlarında emek veren ve önemli roller oynayan bir çok isimle tanıştım. Bu sayede de 2026 için planlanan geniş çaplı çalıştayın varlığından da uzun bir süre öncesinden haberim olmuştu.
Çalıştaya ve genel kurul için yola çıkarken ne hissettin ve neleri merak ettin?
Açıkçası genel kuruldan önce beni en çok heyecanlandıran şey, benim gibi Avrupa
çapında Alevi hareketini önemseyen, benimseyen ve bunun için kurumlarda mücadele eden
bir çok insanı aynı anda, aynı yerde göreceğimi bilmekti. Aynı amaca sahip olan bir çok
insanı bir arada görmek tabiki inanılmaz bir duygu. Öte yandan çalıştayın ilk 3 gününde söz
alacak konuşmacıların hepsini dinlemek için de can atıyordum. Panelistlerin arasından bazı
isimleri kendi kişisel ilgi alanlarım sebebiyle zaten sosyal medya üzerinden takip ediyordum
ve onları da yüz yüze görme imkanı beni ayrıca sevindirdi.
Diplomasi alanında, alevi kurumlarının ülke ve kıta çapındaki eylem raporları üzerine olan
panelleri özellikle merak ediyordum.

3 gün boyunca süren çalıştayda en çok hangi oturumları beğendin, seni çeken
konular nelerdi?
Oldukça objektif bir şekilde söyleyebilirim ki, bütün oturumlar çok değerliydi. Çalıştay
çok değerli konuşmacılara ev sahipliği yaptı ve oturumlar farklı alanlardan konu çeşitliliği
yaratacak şekilde tasarlanmıştı. Ancak şahsi olarak beni en çok etkileyen oturumlar Dr.
Orhan Gazi Ertekin’in Alevi Mirası üzerine olan konuşması ve Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın Alevi
Hak Arama Mücadelesi üzerine yaptığı sunumuydu.
İki akademisyen hocamız da genel olarak günümüzdeki alevi krizlerinin, problemlerinin,
alevilik tarihinden soyutlanarak açıklanamayacağını, bu sebeple de ancak tarihsel ve derin
toplumsal analizler ile sorunların köklerinin gün yüzüne çıkarılabileceğinden bahsetti.
Sayın Dr. Ertekin’in ‘’Alevi Anayasası’’ üzerine olan tezi benim için kesinlikle bu çalıştayın
ana düşüncesiydi. Zaten kendisinin de çalıştayın ilk konuşmacısı olması sayesinde ondan
sonra yapılan bütün oturumları onun sözleri ve fikirleriyle daha da derin içselleştirebildim.
Kendisinin tarih anlatıları ve 70’ler Türkiyesinin demokratlar, solcular ve aleviler için ne
anlama geldiği hakkındaki betimlemeleri benim için ayrıca kıymetliydi.
Öte yandan sayın Prof. Şükrü Aslanın’da çalıştayın 2. günündeki konuşması bütün
dinleyicilere Türkiye coğrafyasında Alevi bir professörün akademik dünyada nelerle
karşılaşmak zorunda kaldığını gözler önüne serdi. Hak mücadelesi oturumunda onun tane
tane ve akıcı anlatımı sırasında bütün salonun pür dikkat en yüksek seviyede kendisini
dinlediğini hissedebilmiştim. Gerçekten de onun fakültesinde bir üniversite öğrencisi olsam
da Şükrü Aslan hocamızı amfide saatlerce ara vermeksizin dinlesem diye aklımdan
geçirdim. Konuşmasının ana mesajı alevilerin hak mücadelesinin çok modern ve günümüzde de hala devam etmekte olduğuydu.
Burada Avrupa Alevi Gençler Birliğinde yol süren gençlerle tanışma, konuşma
fırsatı buldun. Gençlik örgütlenmemiz ile alakalı ilk izlenimlerin neler oldu?
Gençlik örgütlenmesinde yer alan bir çok kişiyi önceden tanıyordum. Ancak bu sene
düzenlenen çalıştaya katılım öncekine kıyasla kesinlikle daha fazlaydı. Daha fazla genci
görmek tabiki benim için daha pozitifti. Avusturya, Fransa ve İsviçre’den daha önce
tanımadığım Canlarımızla bir araya geldim. Gençlik örgütünün dinamizmi ve üyelerinin yaş
dağılımı, bu birliğin hareketinin tek bir jenerasyonda sıkışıp kalmadığını, aksine nesillerce
aktarıldığını ve ileride de bu şekilde devam edeceğinin işaret ediyordu. Bende aslında
çalıştaya katılan en genç delegelerden biriydim. Kendimden büyüklerle tanışıp onların
söylediklerine kulak vermekte tabiki benim için büyük bir görev oldu. Farklı ülkelerde
mobilize olmuş ve diplomatik sahnelerde Alevi Hareketini Avrupa’ya tanıtabilecek ve önemli
kararlara etki edebilecek bu kadar gencin bir araya gelmesi benim içimde bir çok duygu
uyandırdı, ama hepsinden önce, en başta gurur ve umut. Gurur, çünkü biz eğer Avrupanın
kalbinde 11 ülkeden alevi gençliği olarak buluşup bir kurultay gerçekleştirebiliyorsak, bu,
bizlerin, şu anda bizden önceki devlerin omuzlarında durmamızın sayesindedir, doğrudan
Avrupa’ya farklı coğrafyalardan farklı zamanlarda göçen dedelerimizin/anneannelerimizin
üstümüzdeki jenerasyonların birliğinin, özverilerinin, emeklerinin ve azminin bir sonucudur.
Umut, çünkü bu gençlik, bizden önceki devlerin emeklerinin, acılarının, çabalarının boşa
olmadığının ve bir geleceği olduğunun bir kanıtıdır.

Çalıştaya katılmak sende bir ilham yarattı mı? İleride AAGB bünyesinde nasıl bir
çalışma yürütebilirsin?
Kesinlikle bende bir ilham yarattı. Kişisel hayatımda da olarak diplomasi alanına ilgi
duyuyorum, bu sebeple de alevi kurumlarının Avrupa Birliği enstitüleri ile olan etkileşimlerini destekleyebileceğini düşünüyorum. Ayrıca ana dilim Türkçe ve bunun yanında da İngilizce ve Almanca dillerini C1 seviyesinde (akademik yeterlilik seviyesinde) konuşabiliyorum, bu sayede Avrupa Alevi Gençler Birliğini ülkeler arası iletişimde de destekleyebilirim. Ek olarak ileride IT bölümünü okumak istiyorum. Kesinlikle bu alanda da destek sağlayabilirim.
Eve dönerken neyi beraberinde götürüyorsun, heybeni neler ile doldurdun?
Yeni AAGB yönetimi ve komisyonlarıyla çalışmak için heyecanlıyım, tanıştığım
insanlarla yapmış olduğum fikir alışverişleri benim belirli spesifik konulara olan bakışlarımı
oldukça derinleştirdi. Katılımcı yazarlarımızın kitaplarından da tabi ki kütüphaneme ekledim
ve okumak için sabırsızlanıyorum.
Son olarak, senin gibi Avrupa Alevi Örgütlenmesinde yeni yer almak isteyen veya
bizlerle yeni tanışmış ya da henüz bizimle irtibata girmemiş genç canlarımıza ne
söylemek istersin?
Sevgili Canlar, lütfen elinizdeki imkanların farkında olun ve alevi örgütlenmelerinin biz
gençlere sağlamış olduğu platformları lütfen kullanın. Hem kendinizi bu alanlarda eğitin,
hem de katkı sağlayın. AAGB’de katkı sağlayacak herkesin uluslararası ilişkiler okuyup bu
alanda master seviyesinde akademik geçmişinin olması gerekmiyor. Her perspektif değerli
ve yararlı. Yani bu arenada varlık göstermekten çekinmeyin. Bölgesel Cemevlerinizden sizi
bu tarz çalıştaylar hakkında bilgilendirmesini rica edin, hatta AAGB’ye ulaşın, ülkenizi Avrupa seviysinde temsil eden gençlerle tanışın, davet edin, onlar size bu hareketi ve çatı örgütü anlatsın. Öğreneceğiniz kadar eğleneceksiniz de, bunu unutmayın.


