Cuma, Nisan 17, 2026

Dr. Orhan Gazi Ertekin: Alevi Dergiciliği: Alevilik Bilgisinden Dünyanın Bilgisine

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır.

Alevilik ve Aleviler üzerine bir iddia ile çıkan bir derginin kendine farklı konjonktürleri aşan bir serüven yaratması başlı başına incelenmesi gereken bir “olay” olarak görülmelidir. Bunu “özel bir olay” olarak görmemin birkaç önemli nedeninden bahsedebilirim. Birincisi alanın uzmanlarından Nail Elhan’ın tespit ettiğine göre Alevi dergiciliği bir “ilk sayı mezarlığı” olarak da görülebilir. Heyecanla başlanıp hüsranla biten çok sayıda dergi girişiminin bulunması Alevilerin kendilerini Alevi olarak yeniden inşa etmesi çabalarının ne kadar ciddi bir kurumsallık ve gelenek sorunuyla malül olduğunu göstermektedir. İkincisi derginin kendisini var ettiği her farklı konkjonktürün soruları ve cevapları farklı olacağından bir derginin tüm bu soruları ve cevapları aralıksız üstlenmesi başlı başına bir dinamizm alanının varlığına işaret eder. Ve üçüncüsü ise her dergi bilgi üreten ve yayan bir “cemiyet”in varlığına işaret eder. Alevilerin Sesi dergisi 300. Sayısına geldiğine göre tüm bunları başardığını kabul ederek işe başlayabiliriz. Bu başarıyı gösteren Alevilerin Sesi dergisinin bu aşamaya gelmesinde kuşkusuz AABK’nın kurumsal ve ekonomik desteği belirleyici olduğu gibi çok sayıda farklı emeğin ve işbirliğinin bir araya getirilmesinin de katkısı göz ardı edilemez.

Şu halde Alevilerin Sesi dergisi artık ciddiyetle değerlendirilmeyi ve üzerinde tartışılmayı hak ediyor.

Dergi Aleviliğe Ne Getirir?

Dergi yayınları tıpkı kitap ve ansiklopediler gibi bir modern toplumsal zaman ve mekan inşası araçlarıdır.  Kitap ve insiklopediler bilgi standartları oluştururken dergiler bu standartları belirli devrelerle ve bir toplumsal zamanın içinde yeniden üretmek ve süreçlere müdahil olmak için çıkarılırlar. Bilginin standartlaştırılması ve ilerletilmesi hedefi kadar aynı bilgiyi birbirini tanımayan insanların ortak bir zamanda tüketmesini ve topluluk bilincinin oluşturulmasını sağlarlar. Böylece toplumsal varlık kendi parçalarını aşan bir kimlik edinmeye başlar. Kamu buradan itibaren yükselir ve kendine ait bir söz ve irade talebini ileri sürer. Alevi dergiciliği bu konuda oldukça ciddi sorunlar yaşamaya halen devam etmektedir.

Alevi Paradigma Cemiyetleri” Var mı?

Alevi dergiciliğinin sürekliliği açısından kurumsal ve ekonomik destek kaçınılmaz. Bununla beraber dergileri aynı zamanda bir “entelektüel cemiyet” ayakta tutar ve dayanıklı ve sürekli hale getirir. Başka biçimde söylenirse dergiler bir “kültürel sermaye” üzerine yükselir.  Buna karşılık Alevilik içinde böyle bir cemiyet alanından henüz söz edilebilir görünmemektedir. Hatta durum oldukça vahim bile sayılabilir: Meseleler ve toplumsal dertlerden çok takıntılara sahip olan bir tartışmalar alanına sahip olunması, garip cakalar ve oyunların bir araya geldiği bir “yüzleşme” ve tartışma biçiminin varlığı ve büyük çoğunluğu kötü Marksizm okumaları kurbanı olan müdahilleri ile birlikte Alevi tartışmaları alanı maalesef entelektüel bir cemiyetler alanını hala yaratabilmiş değildir. Bu durum her bir konunun doğru dürüst kamusal tüketime taşınmadan geçiştirilmesini ve eklektik bir dünyanın içinde seyrüsefer olunmasına yol açıyor. Alevi dergiciliğinin en ciddi sorunlarından birisinin tam da burası olduğu kanaatindeyim.

Alevi Dergiciliği Alevilere mi Seslenir?

Alevi dergiciliği büyük oranda Alevilere seslenen bir dergicilik geleneği olarak görülebilir. Oysa dünyanın bilgisini ve küresel süreçleri bir  “Alevi paradigması”, bir “Alevi teolojisi” üzerinden yeniden yorumlamanın ve takip etmenin aracı haline gelmesi artık bir zorunluluk. Buna karşılık Aleviler için dergi çıkarmak demek sesin ve sözün sadece Alevilerin duyabileceği bir tonda çıkması kadar Alevilerin Alevilik üzerinden toplumsallığının sınırlarını da belirliyor. Bu durum en başından dergiciliğin kamusal gücünü; Alevileri ve tanıdık alanları aşan bir erki ufkundan geri çekilmesini de sağlıyor.

Peki bu neden kaynaklanıyor? Alevilerde bu potansiyelden bahsedilemez mi?

Alevi Dergiciliği ve Alevi Paradigmaları

Fazlasıyla bahsedilebilir. Sünni toplumsallığı ile karşılaştırıldığında çok daha ciddi bir potansiyele sahip oldukları iddia edilebilir. Aleviler alanı Sünniler alanına göre çok daha fazla dilin konuşulduğu, çok daha fazla yerellikleri barındıran, bu yerelliklerin küresel alana yayıldığı ölçüde diğer topluluklarla karşılaştırılamaz nitelikte ciddi bir potansiyele sahip. Fakat Entelektüel dinamizm son derece sınırlı ve kendini dışa kapatmış küçük bir akademisyen grubu dışında neredeyse yok gibidir. Bir karşı kamu açısından oldukça önemli olan antikolonyal ve postkolonyal okumalar Aleviler içinde çok çok az. Bu eksikliğin Alevilik yazınına özellikle Alevi Kürtlerden gelmesi beklenirken Alevi Kürtler ve örgütlenmelerinin entelektüel kapasitesi genel Alevi yazınının ortalamasından bile daha aşağılarda ve köy cemaati karakteri taşıyorlar. Kürt entelektüel dinamizminin Alevi Kürtlerde hiçbir karşılık bulmaması üzerinde mutlaka düşünülmelidir. Bu anlamda Alevi Kürtler büyük oranda Kürt Alevi özelliği taşıyorlar ve Aleviliğin toplumsal kültürel ve entelektüel çeperinde yer alıyorlar…

Alevi dergiciliğinin artık tüm bu meseleler üzerine düşünüp bir yandan Alevi paradigmaları yaratırken aynı andan ondan beslenebileceği yeni bir tarihsel momenti başlatması gerekiyor.

300. sayısı kutlu olsun ve yolu açık olsun…

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Elmas Arus: Ne Çalgıcı Ne Hırsız: Biz Abdalız!

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır. Dünya giderek...

Abdullah Demirbaş: Somut Barış Pratiği ve Çiçek Bahçesi

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır. Öncelikle Alevi...

Av. Aytekin Aktaş: Alevi Soykırımından Kaçan Suriyeli Göçmenler

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 300. sayısında yayınlanmıştır. Önceki yüzyıllarda...

Ecevit Emre Dede: Yolumuz Kadimdir, Direncimiz Köklüdür

Alevilerin Sesi Dergisi | Ecevit Emre Dede Röportajı Röportaj : Erdal...

Alevilerin Sesi dergisine abone olmak ister misiniz?