Pazar, Şubat 8, 2026

Doç Dr Kumru Berfin Emre: Alevilerin Sesi Akademi’den Sesleniyor

Date:

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 299. sayısında yayınlanmıştır.

Alevilerin hak mücadelesi ve kazanımlarının önemli sonuçlarından biri Aleviliğe duyulan ilgi ve merakla birlikte konuyla ilgili araştırmaların artışıdır. Alevilerle ve Alevilikle ilgili akademik araştırmalar bütün güçlüklerine rağmen ABD, Avrupa ve Türkiye’de çokdilli ve çokkültürlü bir bağlamda artarak devam ediyor. Kitap olarak basılan kimi çalışmalar dışında, farklı dillerde ve akademik dergilerde yayınlanan veya tez olarak üniversite kütüphanelerinde yer alan bu çalışmalar ancak sınırlı sayıda okuyucuyla buluşuyor. Alevilerin Sesi dergisi Akademi’den sayısıyla bu çalışmaları akademik sınırların dışına davet ederek okuyucuyla buluşturmayı hedefliyor.

****

Alevilere yönelik kültürel kırımın sonuçlarından biri Alevileri ve Aleviliği araştırmanın önündeki güçlüklerdir. Aleviliğin çalışmaya değer bulunmayışı, inanç üzerindeki sistematik tahribatın yarattığı kafa karışıklığı ve bilgi kirliliği, modernist bakışa içkin tektipçilik, kurumsal desteğin yokluğu veya yetersizliği, araştırmacıların karşı karşıya kaldığı politik baskılar, engeller ve ekonomik güçlüklerle liste uzar gider. Bütün bu güçlüklere rağmen, Alevilik Çalışmaları başlıklı disiplinerarası bir alan geçtiğimiz beş yılda artan akademik yayınlar, etkinlikler ve ağlarla kendini var etme sürecinde. İki yılda bir Londra’da Westminster Üniversitesi’nde düzenlenen Alevilik Çalışmaları konferansı, pandemi nedeniyle online olarak gerçekleştirilen Uluslararası Abdallar Çalıştayı, Hamburg Üniversitesi’nde düzenlenen Duygularla Alevilik Çalıştayı, Alevi Çalışmaları Ağı, Alevi Ansiklopedisi, Garip Dede Dergahı Alevi Akademisi gibi etkinlikler ve girişimler hem Alevilik Çalışmaları alanının ortaya çıkmasına katkıda bulunuyor hem de alana görünürlük ve meşruiyet kazandırıyor.

Alevilik Çalışmaları alanının en ayırdedici yönlerinden biri Aleviler ve Alevi örgütleriyle bir ‘eleştirel ortaklık’ içinde ortaya çıkmış olmasıdır. Eleştirel ortaklık, zaman zaman kurumlara yönelik eleştirel bakışı kaybetmeden, onlarla işbirliği yapabilmeyi gerektiren zorlu bir süreçtir. Alevi kurumlarının da genel olarak araştırmacılara yönelik eleştirel mesafesine sadık kalarak yapılan araştırmaları destekleyici bir tutum içinde olduğu söylenebilir. Alevilik çalışan araştırmacılar da çoğunlukla çalışmaları sona erdikten sonra arkalarını dönüp gitmek yerine, araştırmalarını kurumlar aracılığıyla Alevilerle paylaşmaya gayret ederler. Yukarıda saydığımız etkinlik ve girişimler ve Alevilerin Sesi dergisinin Akademi’den sayısı tam da böyle bir tutumun ifadesi.

Akademi’den sayısının ilk üç yazısı araştırmacıları toplumla ve birbirleriyle buluşturan girişimlere odaklanıyor. Ahmet Kerim Gültekin’in Alevi Çalışmaları Ağı, Hayal Hanoğlu’nun Alevi Ansiklopedisi Çalıştayı ve Şükrü Aslan’ın Garip Dede Dergahı Alevi Akademisi ile ilgili yazıları, bu oluşumların ortaya çıkış sürecini ve çalışmalarını ele alıyor. Alevilik Çalışmaları alanını besleyen en önemli kaynak, konuyla ilgili doktora çalışması yapan genç araştırmacılardır. Tufan Bozkurt’un Alevilikle ilgili doktora yapmayı irdeleyen yazısı konuyla ilgili bilgi yaratma sürecinin sancılarına değiniyor. Yakın zamana kadar ocak geleneğiyle yaşayan Alevilik, bugün örgütlerle ve örgüt çatısı altında icra edilen ritüellerle de ifadesini buluyor. Örgütler, ocaklar ve ritüllerle ilgili üç yazı, bu üçlü sacayağının önemini ortaya koyuyor. Avrupa Aleviliği’nin varlığıyla Alevilik Çalışmaları alanının doğuşunu hızlandırdığını söyleyebiliriz. Deniz Çoşan Eke ulusaşırı Alevilik’le ilgili yaptığı araştırmalardan derlediği yazısında Avrupa’daki Alevi örgütlenmesinin sorunlarını inceliyor. Alevi müziği ve edebiyatı inanca dair ritüellerin icrasında ve öğretilerin aktarımında vazgeçilmezdir. Zeynep Oktay ve Ulaş Özdemir New Perspectives on Turkey dergisinde yayınlanan makalelerinden yola çıkarak müzik, deyişler ve duygulanım arasındaki ilişkiyi tartışıyorlar. Alevi inancına özgü Ocak yapılanması kimi tekil ocak monografilerini bir kenara bırakırsak hala araştırılmayı bekleyen önemli konulardan. Erdal Gezik kitaplaşma sürecindeki doktora tezinin anahatlarını ortaya koyduğu yazısında Dersim’deki Ocak ağlarını ele alıyor. Ozan Doğan’ın yazısı ise, 2025’in sonunda kitap olarak yayınlanan Roman Alevileri’yle ilgili araştırmasının temel bulgularına değinerek Alevileri kendi içlerindeki ayrımcılıkla yüzleşmeye davet ediyor. Alevi topluluğunun kendi içindeki çeşitlilik ne yazık ki henüz Alevilik Çalışmaları alanına yansımış değil. Erdal Gezik ve Ozan Doğan’ın yazıları, Aleviler içindeki çeşitliliği göz ardı etmememiz gerektiğini ortaya koyuyor.

Alevilerin Sesi dergisi senede bir sayısını akademiye ayırarak, akademik araştırmaları okuyucusuyla buluşturmayı hedefliyor. Elbette Alevi Çalışmaları alanının senelik dökümünü, bir sene boyunca yapılan her etkinliği ve yayını bir sayıda kapsamak mümkün değil. Bu açıdan sayı hem akademik çalışmaları genel okuyucuyla buluşturmak hem de araştırmacılar ve Aleviler arasındaki köprüyü güçlendirmek yolunda mütevazi bir çaba. Değerli çalışmalarını paylaşarak bu çabaya katkı sunan herkesin yüzü ak olsun.

Doç Dr Kumru Berfin Emre
University of the Arts London

Paylaş

spot_img

İlginizi çekebilir

Bunlara baktınız mı?
Benzer Başlıklar

Tufan Bozkurt: Alevilik Üzerine Doktora Yapmak ve Alevi Çalışmalarını Sömürgecilikten Arındırmak

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 299. sayısında yayınlanmıştır. Türkiye’de yaşayan...

Erdal Gezik: Dersim Seyitlerinin Kutsal Ağları 

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 299. sayısında yayınlanmıştır. Dersim Seyitlerinin...

Ozan Doğan: “Çingene’den Alevi Olur mu?”

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 299. sayısında yayınlanmıştır. Başlıktaki  ifade...

Zeynep Oktay, Ulaş Özdemir: “Biz Gireriz Hâlden Hâle” Alevi Deyişlerinde Aktarım, Özneleşme ve Duygulanım

Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 299. sayısında yayınlanmıştır. Gelenek, geçmişten...

Alevilerin Sesi dergisine abone olmak ister misiniz?