Bu yazı Alevilerin Sesi dergisinin 302. sayısında yayınlanmıştır.
AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, NRW Adalet Bakanı Dr. Benjamin Limbach ile Bir Araya Geldi
Alevi toplumunun Almanya’daki eşit haklar mücadelesinin önemli başlıklarından biri de ceza infaz kurumlarında bulunan Alevi mahpusların manevi rehberliğe erişim hakkıdır. İnanç özgürlüğü, insan onuru ve eşit muamele ilkesi, özgürlüğünden mahrum bırakılmış bireyler için de geçerlidir.
Bu kapsamda AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, ceza infaz kurumlarında Alevi manevi rehberliğinin hayata geçirilmesine yönelik kapsamlı bir konsept hazırlayarak Kuzey Ren-Vestfalya Adalet Bakanlığı’na iletti. Konseptte, Alevi mahpusların manevi ihtiyaçları, Alevi manevi rehberliğinin kapsamı, eğitimli dede ve anaların bu alandaki rolü, kurumsal işleyiş, güvenilir erişim ve eşit haklar temelinde uygulanabilecek modeller ele alındı.
Hazırlanan konseptin bakanlık nezdinde büyük ilgi görmesi üzerine, konu doğrudan Kuzey Ren-Vestfalya Adalet Bakanı Dr. Benjamin Limbach ile yapılan görüşmede ele alındı. NRW Eyalet Meclisi’nde gerçekleşen görüşmeye, ceza infaz kurumları alanından bakanlığın ana sorumlusu da katıldı.

Görüşmede, NRW’deki ceza infaz kurumlarında bulunan Alevi mahpusların güvenilir, düzenli ve eşit bir şekilde manevi rehberliğe erişebilmesinin önemi vurgulandı. Alevi manevi rehberliğinin yalnızca dini bir hizmet olmadığı; aynı zamanda mahpusların zor yaşam koşullarında desteklenmesi, içsel denge kazanmaları, sorumluluk bilinci geliştirmeleri, aile ve toplumla bağlarını güçlendirmeleri ve topluma yeniden kazandırılmaları açısından da önemli bir katkı sunduğu ifade edildi.
AABF’nin bu alanda gerekli kurumsal yapıya, deneyime ve eğitimli manevi rehberlere sahip olduğu belirtildi. Özellikle eğitimli dedelerimizin ve analarımızın bu süreçte üstlenebileceği rolün önemi vurgulandı. Alevi inancının insanı merkeze alan yaklaşımı, rızalık, vicdan, sorumluluk, barış ve toplumsal dayanışma ilkeleri, ceza infaz kurumlarında yürütülecek manevi rehberlik çalışmaları için güçlü bir zemin oluşturmaktadır.
Alevi mahpusların kendi inançsal ve kültürel arka planlarını bilen, Alevi yolunu tanıyan ve bu alanda eğitim almış manevi rehberlerle görüşebilmesi, eşit haklar açısından temel bir ihtiyaçtır. Diğer inanç topluluklarına sağlanan manevi destek imkânlarının Alevi mahpuslar için de düzenli ve erişilebilir hale gelmesi, kamusal hizmetlerde eşit muamelenin gereğidir.

NRW, Alevi toplumunun güçlü biçimde örgütlü olduğu eyaletlerden biridir. Bu nedenle ceza infaz kurumlarında Alevi manevi rehberliğinin kurumsal bir yapıya kavuşması, yalnızca mahpuslar açısından değil, Alevi toplumunun kamusal alandaki görünürlüğü ve eşit haklar mücadelesi açısından da büyük önem taşımaktadır.
Görüşmede, bu hizmetin hayata geçirilmesi için önemli adımların atıldığı değerlendirildi. Sürecin düzenli, güvenilir ve kurumsal bir zeminde ilerlemesi; Adalet Bakanlığı, ceza infaz kurumları ve AABF arasında yapılacak iş birliğiyle mümkün olacaktır. Bu kapsamda eğitimli dede ve analarımızın, ihtiyaç duyan canlarımıza manevi rehberlik sunabilmesi için gerekli yapının oluşturulması hedeflenmektedir.
AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, görüşmede Alevi mahpusların manevi rehberliğe eşit ve güvenilir şekilde erişebilmesi gerektiğini vurgulayarak, AABF’nin bu alanda sorumluluk üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.
AABF, Kuzey Ren-Vestfalya Adalet Bakanı Dr. Benjamin Limbach’a gösterdiği ilgi, açık diyalog ve yapıcı yaklaşımı için teşekkür etmektedir.
Ceza infaz kurumlarında Alevi manevi rehberliği, yalnızca bir hizmet başlığı değil; inanç özgürlüğü, eşit yurttaşlık, insan onuru ve toplumsal sorumluluk açısından önemli bir adımdır. AABF, ceza infaz kurumlarında bulunan Alevi mahpusların manevi ihtiyaçlarının karşılanması, eğitimli dede ve analarımızın bu alanda görev alabilmesi ve canlarımızın eşit haklar temelinde desteklenmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir.

